27 Haziran 2012 Çarşamba

Message of A Sage Gum Tree Bilge Sakız Ağacı'nın Mesajı


Be peaceful ! The peace will lead you ...

Huzurlu ol ! Huzur sana yol gösterecek...


23 Haziran 2012 Cumartesi

Pamuk Prenses ve Avcı

Binlerce yıldır insanlık masallar, şarkılar ve danslarla "kültürü" yani  doğanın , ruhun, özün , yaşamın  anlatmak istediğini aktarmıştır nesillerden nesile...İnsanın evriminde yani bilincinin ,psişesinin gelişiminde son derece önemi vardır tüm bu öğelerin...

Hepimiz biliyoruzdur klasik Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalını...Tüm masallarda olduğu gibi bu masalda da özellikle kadın psişesini  etkileyen derin metaforik anlatım ve karşılık bulunduğuna inanıyorum...

Hatta şu sıralar Pamuk Prenses ve Avcı isimli bir film var vizyonda...Bence kendini keşif etmek , kendi ile barışmak ve kendini derinden sevmek isteyen her kadının izlemesi gereken bir film bu...Klasik masalın dışına taşan ve yaşama insana dair güncel temaları irdeleyen bir film olmuş.



Bir çok bölüm metaforik anlatımlar içeriyor ...

Prenses, cadı (büyücü kraliçe), avcı ve ayna buradaki en önemli öğeler masalda da olduğu gibi...Ha bir de Adem ile Havva hikayesindeki "elma"yı unutmamak lazım...

Yaşamda deneyimlediğimiz herşey ve de yaşamımızdaki herkes bizim birer yansımamızsa, yani dev bir aynanın içinde yaşıyorsak aslında cadı da prenssesin görmek istemediği ve yadsıdığı en derindeki gölgesi , karanlık yanı olabilir diye düşünüyorum...

Yani prensesin kendini sevmeyen, kendinden nefret eden hatta kendini cezalandırmak,  yok etmek isteyen yanı...İçindeki yargıç!

Keza onu avlamaya çıkan avcı da yine kendisi olabilir...Kendinin en özgür, en cesur ve en güzel yanını  avlamaya ya da  bulmaya çıkan bir avcı...İz süren vahşi yanı! Doğaya , öze ve iyiliğe tutunan yanı...Onu koruyan ve koruyacak olan varlığının en derinindeki  "vahşi dişinin" yansıması...

Belki de her kadın kendi  psişesindeki "karanlık yeraltı ormanını" onu koruyacak olan içindeki vahşi dişinin rehberliğinde geçerek , bu en derinindeki  "yokedicisi"  ile yüzleşip sevgi ile bu yanını kabul edip kucakladığında tam olarak özgürleşebilecek....

Dışarıdaki ve içerideki şiddetten...Kendi kendine yarattığı hapishanenin kapılarını yine kendi açabilecek...


İşte o zaman varlığının tüm boyutları ile kendini derinden kabul edebilecek ve sevebilecek...

Bir diğer deyişle içindeki "cadı" ile barışarak bütünlenecek...


Ve dünya denilen dev aynadaki tüm görüntüler yani yaşam deneyimi denilen "çok perdeli oyun" hızlı ve muhteşem şekilde güzelleşecek...

Herbirimizin  kendi içimizdeki "cadı" ile kucaklaşması ile  kadim toplumlarda olduğu gibi "dişiliğin" onurlandırılacağı günlerin çok yakın olduğunu hissediyorum...

Hatta yarından bile yakın!

Sevgiyle

21 Haziran 2012 Perşembe

21/6/2012 EN UZUN GÜNÜN SÖZÜ

"Kapınıza gelen herkes ,sizi iyileştirmek için gelmiştir."

Animika (Debbie Ford 'un arkadaşı)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Şems-i Tebrizi'den Değişim



Senin gönlün değişirse  dünya değişir.



8 Haziran 2012 Cuma

Şems-i Tebrizi 'den Derin Sevda

Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli.

4 Haziran 2012 Pazartesi

Kalahari Öğretisi "Aşk Ateşi"



"Yüreğim aşk ateşi ile yandığında seninleyimdir, cisminin nerede olduğu fark etmez."




      "Aşk" ,   Halil Gibran ,  1923

Şems-i Tebrizi'den Kendini Keşif Etmek


Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.




3 Haziran 2012 Pazar

Çocukların Meleği Hanumana

Geçenlerde Ankara'daydım iş için...Bir arkadaşımla öğlen yemek yedik...Israrla bana Beki İkala Erikli'nin kitaplarını almamı söyledi...Hatta benim kaytaracağımı bildiğinden sanırım bana aldı hemencik orada kitapları.

Melek konusuna oldum olası biraz mesafeli durmuşumdur. Kimbilir belki de analitik düşünce temelli bir mühendislik eğitimimin bunda katkısı vardır.  Ancak artık biliyoruz ki evrende yanlız değiliz ve farklı titreşime sahip canlılar var. Her ne isimle çağırırsak çalışalım bizlerden farklı titreşen (ışık formu sonuçta herşey) ve dolayısıyla duyulması görülmesi normal insan gözü kulağı ile mümkün olmayan canlılar olabilir gerçekten de? Neden olmasın?


SHRI  HANUMANA

Ben de bu yaklaşımla geçtiğimiz hafta bir yurtdışı seyatinde yanıma aldım bu kitabı...Kitabın adı "Meleklerle Yaşamak"

Melek Cebrail 'in çocukların başmeleği olduğu yazıyordu kitapta...Kitaptaki mesajı paylaşmak istedim sizlerle...

"Merhaba sevgili dostlarım. Ben Gabriel (Cebrail) 'im ve bu kez çocuklar hakkında konuşmak istiyorum sizlerle. Onlar birer mücevher sevgili dostlarım. Biliyorsunuz ki onlar , büyürken , siz onlara nerede ise "şekil veriyorsunuz". Onlar büyürken size bağlılar. Hem duygusal hem de fiziksel olarak onları korumanız çok önemli. Onların içindeki ışığı koruyun onların saflığını koruyun bilin ki onlar çok nazikler , kırılganlar ve onların korunmaya ihtiyaçları var. Çocuklarınızın sert enerjilere ve sizin medya dediğiniz ortama maruz kalmaktan korunmaya ihtiyacı var. Medyadaki agresifliğin sert enerjilerin herkesi etkilediği bir gerçek ama çocuklar için bu etki katlanarak büyüyor. Bu etkiler çocuklarınızı derinden etkiliyor sevgili arkadaşlarım, onların içindeki ışığı etkiliyor.

Onkara saf sevgi verin, bırakın onlar içlerindeki ışıkla birlikte büyüsün. Bırakın onlar, içlerindeki ışığı besleyebilsinler. Zihin  ve vücutları bu sert enerjilere maruz kaldığında , o minik kalpleri acı duyuyor ve biz bu acıyı onların enerji alanında çok net görebiliyoruz.

Onlar eğlenmeli , oyun oynamalı , bol bol gülüp , çoşku duymalılar hayatta. Onları stressten koruyun. Onlara saf sevgi verin ve kendi stressinizi kızgınlığınızı onlara yansıtmayın. Kendinizi tutamıyacağınızı hissettiğinizde bir an durun ve çocuklarınızın gözlerine bakın- gözlerinin derinliklerine bakın ve onların özünü (ruhunu) görün . Onların gözlerinde 'gerçeği 'göreceksiniz. O zaman 'uyanacaksınız' ve hisleriniz değişecek. Eğer onlarla , onların özü ile gerçekten iletişime geçebilirseniz , hareketleriniz sevgiden kaynaklanacak.

Bu zamanlar çok önemli zamanlar sevgili arkadaşlar ve çocuklarınız bir çok şey yaşıyor. Bilinki şu anda onlar için en önemli şey, sevgi ile büyümeleri. Stresten uzak olmaları . Sert enerjilerden , ortamlardan uzak olmaları. Onları besleyin sevgili arkadaşlarım, bunun ödülünü alacaksınız. Onları sevgi ile doldurun ve bilinki o sevgi size mutlaka geri dönecek. Çocuklarınıza verdiğiniz sevgi , bir ömür boyu onlarla kalacak ve siz bunun karşılığını alacaksınız, onlarca , binlerce kez fazlası ile.
Sevgiyle kalın arkadaşlar"

Son kısımdaki karşılık bölümü hariç genel olarak çok yakın hissettim bu mesaja kendimi. Karşılık beklemeden koşulsuz sevmeli çocukları...Bir karşılık beklentisi var ise onlar da bunu hisseder...Belki de burada bahsedilen bu sevginin karşılığı çocuklardan dönen bir şey değildir. Ne ekersen onu biçersin felsefesinin bir yansımasıdır. Evren senin verdiğini kat be kat fazlası ile sana döndürür...Neyin yaşamımızda çoğalmasını istiyorsak onu daha çok vermelisiniz derler ya...

Gelelim bu işin Hint versiyonuna...Hinduizm 'de meleklere "deity" denir ve de formları vardır. Melek Cebrail 'in , yukarıdaki resmini gördüğünüz "Hanumana" olduğunu aktarmıştı gurum. O maymun başlı , gökyüzünde uçabilen , rüzgarın oğlu,  bebekken güneşi tatlı sanıp yutmaya kalkan , Kral Rama'nın en önde gelen hayranı ve hizmetkarıdır. Büyük epik destan Ramayana 'nın en önemli karakterlerindendir . Hanumana aynı zamanda. Hindistan'da bir çok çizgi film ya da çizgi roman kahramanıdır...Çocuklara hatta Hanuman kostümleri giydirilir festivallerde.

ÇİZGİ FİLM KAHRAMANI HANUMANA

Internetten bazı çizgi filmleri İngilizce alt yazı ile izleyebilirsiniz çocuklarınızla. Benim oğullarımın da en sevdiği çizgi film kahramanlarındandır sevgili Hanumana. Çok sevecekler Hanuman'ı çocuklarınız...Onların minik kalbi herşeyi bizden iyi biliyor. İnanın!

İyi Pazarlar...

Sevgiler


2 Haziran 2012 Cumartesi

Şems-i Tebrizi 'den Sevmek

 Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

1 Haziran 2012 Cuma

Şems-i Tebrizi 'den İnsan Olmak

Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. ... Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar..!

Şems-i Tebrizi'den Aşk

Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin!

Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...