Kayıtlar

Sinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Moda'da Bir Eywa Ağacı

Resim
Evet doğru okudunuz. Moda'da bir Eywa ağacı var! Hem de geçen kıştan bu yana. Avatar filminden esinlenerek tamamen doğa dostu bir mekan olarak düzenlenmiş bir mekan burası. Ev yapımı organik yiyecekler çok lezzetli. Hele bir de pestolu özel tost yok mu? Hayır demek mümkün değil söyliyeyim. Kahve ve özel çaylar da mekanın vazgeçilmezleri. Ben baharatlı sütlü çatı pek bir seviyorum. Tatlı sevenleri de sevindiriyor Eywa! EKO IQ dergisini duymuşsunuzdur. Türkiye'nin ilk yeşil iş ve yaşam dergisi! Eywa'da her masada  en son sayısı sizinle tanışmak için bekliyor.Dünyadan ve ülkemizden en son haberler ile günceli yakalayabilirsiniz.  Zihninizi ciddi esnetecek ve ilham verecek  bir yayın gerçekten! Derginin sahibi ve genel yayın yönetmeni  Barış Doğu  da  Eywa dostlarından. Mekanın sahibi benim sektördaşım Sema Hanım eski bir sigortacı,  iki çocuklu bir anne. Son derece nazik sevecen ve hoş sohbet bir arkadaş sizi be...

Idollerin Dansı

Resim
2008 yılında bir bireysel gelişim atölye çalışmasındaydım. Atölye çalışmalarından birinde idolümüzün kim olduğu sorulmuştu. İlk tepkim benim idolüm yok ki olmuştu. Sonra düşünüp taşınıp Joan Baez demiştim! Ne gitar çalarım ne de şarkı söylerim.En azından bu durum şu ana kadar böyle! Kimbilir belki içimde ifade edilmeyi bekleyen bir parça vardır... Bize 10 özelliğini yazmamız söylenildi. Ben de kendime göre Joan Baez'i tanımlayan 10 özellik yazdım. Sonra grup çalışmasındaki arkadaşlar benimle ilgili geri bildirimde bulundu. Nasıl bir insan olduğum ile ilgili. Benim yazdığım 10 maddeden 8'ini bilmişlerdi şaşırtıcı şekilde. Bilinemiyen iki maddeden birinin özgürlükçü  kişiliği diğerinin ise duygu ve düşüncelerini sanatsal şekilde ifade etmesi olduğunu hatırlıyorum. Bu iki maddeyi zaten beni çok iyi tanıyan kişiler bilebilirdi. Özetle atölye çalışmasından kendimizi özdeşleştirdiğimiz, idollerimizin kendi kişilik yapımızda benlik yapımızda ne kadar etkili oldu...

İmajın Kadar Konuş?

Resim
Kocan kadar konuş filmine gittim geçen Cuma. Çok eğlendim? Ve bir o kadar da düşündüm ne yalan söyliyeyim. Bu kadar peşinden koşulan, yüceltilen nerede ise tanrılaştırılıp tapılan kavram ne oluyordu da sonra balon gibi sönü veriyordu.  Sana da bana da olan bu değil mi zaten? Boşanmaların oranı ortada malum. Ve de ülkemize özgü aile içi şiddet! Bu sabah Krishnamurti'nin  Farkındalığın Işığı kitabında şu bölümü okudum ve paylaşmak istedim.   Hem kendi rüyamdan hem de hepimizin rüyasından uyanmamızı diliyorum. "Kadın erkek ilişkisinde neden böylesine çatışma ve ayrım var; bunu sorgulamak önemlidir çünkü insan ilişki içinde var olur.Himalaya'nın tepesinde mağarada  yaşayan  bir rahip bile ilişki içindedir. İnsanların ilişkilerde neden başarılı olamadıklarını, acı,kıskançlık,endişe duyduklarını gözlemlemeliyiz.Gözlem analiz değildir. Ama çoğumuz analiz etmeye alışkınız. Evli olsun ya da olmasın,iki insan psikolojik olarak bu...

İçimizdeki Freudlar

Resim
The Century of Self... Ben Devri olarak tanımlanan bir belgeseli izledim geçen hafta. Biritish Televison'un yayınladığı ve Adam Curtis'in hazırladığı müthiş bir belgesel. 4 bölümden oluşuyor. İlk üç bölümü izledim. Dördüncü bölüm alt yazılı olarak nette var fakat mahkeme kararı ile yasaklanmış ülkemizde nedense! Belgeselin konusu, Sigmund Freud, kızı Anna Freud ve yeğeni  Edward Bernays'ın kurumları ve hükümetleri insan topluluklarını yönetmek için nasıl desteklediklerini anlatıyor. Destek de değil! Tamamen onların psikanaliz çalışmaları üzerine kurulmuş tüm sistem. Algı yönetimi, bilinçaltı mesajlar daha neler neler. Ha bu arada Edward Bernays, Public Relation (Halkla İlişkiler) 'in babası sayılıyormuş. Anlayacağınız insanların ne sevip sevmeyeceği, neyin doğru olup olmadığı, neyin iyi neyin kötü olduğunu onlara çeşitli zihinsel mizansenlerle  bildiren ve insanların beklenen davranışları sergilemesini sağlayan sistemin yaratıcısı kendileri.  Berna...