Kayıtlar

AĞAÇ HİKAYELERİ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Zeytin Ağacının Bilgeliği

Resim
 Bu anlatacağım hikaye gerçek yaşanmış bir olaya ait. Amacım ağaçların ''sadece'' gezegende yaşam için zorunluluk olan oksijeni üretmek, karbon yakalamak ya da aşırı sıcaklara karşı gezegeni soğutan fonsiyonlarının ötesinde, bilinci olan canlılar olarak algılanmasına aracılık etmek. Bu paylaşım için hikayenin ana kahramanından izin aldım.  Herşey geçen baharda 2017 yılından bu yana gönüllüsü olduğum ve çocuk atölyeleri yaptığım Ataşehir'deki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nde katıldığım bir atölyede başladı. Atölye bir yetişkin atölyesi idi ve biz gönüllüler de ayrıca davet edilmiştik.  Atölye bahçede tüm duyularımızla gezi yapmayı da sınıf içinde renkli kalemlerle çalışmayı da içeriyordu. Gerçekten çok keyifli ve ufuk açısı bir atölye idi. Bahçe gezisi sırasında atölyeyi yapan eğitmenimiz bahçenin Ertuğrul Adası bölümünde yer alan yaşlı zeytin ağacına dokunmamızı istemişti.      Yaklaşık 500 yaşında olduğu söylenen bu zeytin ağacına onca senedir daha önc...

Babamın Ihlamur Ağacı

Resim
Babam Barlas Erdemir'in  babası  dedem Kazım Erdemir   1949 yılında Üsküdar Salacak'taki aile toprağımız olarak tanımladığım araziyi almış.  Dedem birbuçuk dönüm arazide üç katlı bir ev inşaa etmiş ve alt bahçe bostan üst bahçe çiçeklik olarak düzenlemiş.  Özenle ailesi için bir yuva kurmuş dedem. Bostan kısmına  da sevgili dedem Kazım bey çeşit çeşit meyve ağaçları dikmiş. Karaduttan incirden kiraza kayısıdan eriklere malta eriğinden armutlara ceviz fındık vişne aklınıza gelen her meyve ağacı olduğunu hatırlıyorum. Dedem babam 19 yaşında vefat edince, bahçenin tüm sorumluluğunu babam almış. Muhtemelen yine dedemin diktiği  bir de ıhlamur ağacımız vardı bahçemizde. Ben de yirmi yaşına kadar bu bostanlı bahçeli evde yaşadım. 1987 yılında tüm araziye iki apartman  yapılması planlandı ve iki ağaç dışında onlarca ağacı malesef kaybettik. Sadece o ıhlamur ağacı ve bir çam fıstığı ağacı kalmıştı geriye. Belki de yüz   yaşına merdiven daya...

Anadolu' da Yaşama Alan Açan Ağaç

Resim
 Daha önce paylaşmış olabilirim. Ancak nedense bugün çok aklıma geldi sevgili Porsuk Ağacı.  Salgın olmasa geçen Mayıs ayında gidip ziyaret etmeyi planlamıştım oysa ki. Tekrar tekrar izliyorum videoyu bugün. Avatar' daki  Eywa ağacını anımsatıyor bana bu ağaç. Bu topraklarda sürdürülebilir yaşamın devamı için bu dev bilge ağaçların , ormanların, dağların korunması çok çok önemli. Web of Life (yaşam ağı) ağaçlar aracılığı ile korunuyor. Ağaçları toprak altından biri biri ile bağ kurduğunu hatırlayın. Tıpkı onun gibi toprak üstünde de biz insanlar ve diğer canlılarla bağları olduğunu düşünüyorum ağaçların. Her ağaç , orman, dağ , yaban kıyımında aslında bizim de bağlı olduğumuz (elektronik aletlerin internete bağlanması gibi) yaşam ağı yara alıyor zarar görüyor. Biz insana düşen doğa ile uyum ve işbirliği içinde yaşamak. Yoksa işimiz çok zor!   xxx

Yasaklanan Çam Ağacı

Resim
Oğlum özel bir vakıf üniversitesinde hazırlık okuyor bu sene. Gençler  para toplamışlar aralarında ve bir kağıttan çam ağacı alıp süslemek istemişler sınıflarında. Bir de hediye çekilişi planlamışlar. Öğrenci başına 5 TL ağaç için para toplanmış. Bir öğretmenleri de sanırım projeye dahil. Konuşulurken bu etkinlik herkesin görüşü de  alınmış sınıfta. Tesettürlü iki gençten biri bu karar alınıp paralar toplanırken hiç olumsuz görüş bildirmemişken, nerede ise 4/5 gün sonra yılbaşı ağacının dinimize aykırı olduğu ve dine uymayan bir şeyi yapmayacağını, bir kişi dahi istemiyorsa bu etkinliğin yapılamayacağına dair bayağı sert bir tarzda sınıf grubuna yazı yazmış. Okudum yazıyı ki diğer tüm arkadaşlarını dinsiz olarak tanımıyordu yazısında. Gençler bayağı rahatsız olmuş bu durumdan. Muazzez ilmiye Çığ 'ın çam ağacının  aslında Türk geleneği olduğu Hristiyanlığın ilk dönemlerinde kendi kültürlerine dahil edildiği gibi yazışmalar konuşmalar uçuştu havada. Nardugan ...

Çocuk Okutan Elma Ağaçları

Resim
Evet evet yanlış duymadınız. Elma ağaçları çocuk okutuyor. Malum ülke dünya gündemlerinin yanı sıra ,  insanın yüreğini şöyle bir havalandırıp içindeki nefessiz ışıksız kalmış umut tohumlarını yeşerten besleyen haberler de geliyor az da olsa. Cumhuriyet 'in geçen pazar haberlerinden birinden bahsediyorum. ''Elmalar, öğrencilere burs olacak'' başlığı ile verilmiş haber. Sivas Divriği'nde yaşayan Mehmet Sayar, 37 dönümlük elma bahçesindeki 50 ton elmayı , öğrencilere burs verilmesi için Divriği Kültür Derneği'ne bağışlamış. Dernek Başkanı Cafer Yıldız, beraberindeki 250 gönüllü ile elma hasadına başlamış. Satılacak elmalardan elde edilecek gelirin tamamının ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak verileceği belirtiliyor. Bu arada elma toplamaya Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök ve CHP Divriği İlçe Başkanı Hüsamettin Kırkayak ve mahallelerden halk da katılmış. Müthiş bir haber değil mi? İnsan özünde çok güzel bir varlık.  Ortak bir iyilik güz...

İki Ağaç İki Ülke

Resim
Amerikalı bir çift arazilerindeki yaklaşık 180  yıllık tarihi meşe ağacını söküp arazide inşa ettirdikleri evlerinin yanına  dikmiş. Dünya sadece insana ait ve de diğer tüm canlılar onun yaşam alanının ''süsü'' ya. Fakat ağaç kurumuş ölmüş. Hem o ağaca hem de o ağaç ile bağlı diğer ağaç sistemine verdikleri zarardan dolayı yerel çevre koruma yetkilileri dava açmış çifte. Yüksek Mahkeme çifti, izin almaya gerek duymadan çevre koruma yasasına karşı ''mağrur bir şekilde saygısızca davranıp kasıtlı ve bilerek'' ihlalde bulundukları gerekçesiyle tam 586 bin dolar cezaya mahkum etmiş. Utanç duymuş olmalı çift ki, satışa çıkarmışlar arazilerini. Evet, bu meşe ağacını geri getirmez ya da o bölgedeki doğal hayata verilen zararı iyileştirmez.  Fakat başka yerlerde aynı olayların olmaması için, kamu vicdanında emsal teşkil eder bu dava. Hukuk, bir nevi insani ve toplumsal vicdanın, yani adaletin koruyucusudur. Varoluş nedeni b...

Çocukluğumun Hurma Ağacı

Resim
Yılın bu zamanını iple çekerdik. Çok sesli ve renkli bir zamanı idi yılın. Başrolde ise dev bir Trabzon hurma ağacı olurdu. Dört katlı bir müstakil evimiz vardı. Babaannem ve amcamın ailesi ile biz aynı binada farklı katlarda yaşardık. Evimizin tam önünde idibu hurma ağacı...Yüzlerce meyvesi olurdu bu ağacın. Sonbahara inat turuncu meyveleri ile ışıl ışıl parlardı varlığı gözlerimizin önünde. Yaprakları dans eder ve ıslık çalardı rüzgarda. Toplardık ulaşabildiğimiz kadarını ve konu komşu ile paylaşırdık meyvelerini. Zaten o zamanlar adet öyleydi. Bahçeden çıkan meyve sebze hep paylaşılırdı komşularla. Göz hakkı diye bir şey vardı. Güzel günlerdi onlar ve ben çok şanslı bir çocuğum böyle bir bahçede yaşadım yirmi yaşıma kadar. Yaklaşık bir buçuk dönümlük meyve sebze bahçemiz vardı. Alt bahçe derdik buraya. Sadece yazın kavun karpuzu dışarıdan aldığımızı hatırlıyorum. Kiraz erik armut kayısı dut incir ceviz aklınıza gelebilecek bir çok meyve ağacımız vardı. Hatta dedemin...