Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

John Dewey ve Türk Eğitim Sistemine Yönelik Raporu

Resim
John Dewey, aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü Amerikalı filozof ve eğitim kuramcısı. Charles Sanders Peirce ve William James'ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey, pragmatizmi, mantıksal ve ahlaki bir analiz kuramı olarak geliştirmiştir. 20. yüzyılın en büyük eğitim düşünürü olan John Dewey yapılandırmacı yaklaşımın öncülüğünü yapmıştır. Yaparak yaşayarak öğrenmeyi vurgulamıştır. Laboratuvar okulunu açmıştır. ‘Demokrasi ve Eğitim’, ‘Yaşantı ve Eğitim’ önemli eserlerindendir. Deneyim teorisi, eğitimin yanında psikoloji ve felsefe alanında da okunmakta ve tartışılmaktadır. Dewey'in görüşleri dış mekânda eğitim, yetişkin eğitimi ve deneyimsel terapiler gibi yenilikçi eğitim yaklaşımlarının tasarımını güçlü bir şekilde etkilemeye devam etmektedir. John Dewey genel eğitim anlayışının aksine, çocuk tarafından başlatılan çocuğun deneyimlemesi, ilgileri üzerine temellenen ve anlamlı faaliyetlere entegre edilen eğitim programı fikrini öne sürer. Dewey’...

İlk Çocuk Kitabım - Bahçenin Masalları

Resim
Merhaba sevgili okurum, Bu kitabın ilham kaynağı sizin gibi minik bir çocuk.   Nasıl mı?   Gelin size bu kitabın doğuş hikayesini anlatarak başlayayım.   Nezahat  Gökyiğit Botanik Bahçesi (Bahçe) ile buluşmam 2017 Mayıs ayında oldu.   Her yıl Mayıs ayında Doğa Şenlikleri düzenlenir bahçede ve bahçe gönüllüsü olarak destek vermek istedim bu şenliğe. Onlarca değerli etkinlik ve atölye ile yüzlerce çocuğun buluştuğu özel bir zaman bu gerçekten.   O ilk gönüllü çalışmamda  bahçe çalışanı bahçıvan Mustafa ile  tanıştım ve kendisi ile ‘’Teşhis Yolu’ oyununa gönüllü oldum. Gruplar halinde çocukların çeşitli ağaçların yapraklarından ağaçları teşhis etmelerine yönelik bir oyundu bu.   Bahçıvan Mustafa’dan bahçede temel bahçıvanlık eğitimi verildiğini öğrendim ve 2017 sonbaharında bu eğitimi tamamladım. Bu  sırada  bahçede çocuklarla düzenli olarak çeşitli eğitsel etkinlik ve atölyelerin yapıldığını öğrendim.   Ve elbette bu etkinlik ve ...

My Red Indian Self

Resim
Several years ago I wrote about  ''My Celtic Self'' in this blog. Now it is time  to reveal and introduce you my Red Indian self. I have been thinking and trying to understand all the eveidences , coincidences, dreams, desires for quite some time. And today I am sure that there is a Red Indian self in me. Whether from past life or I am in connection with Red Indian collective sub conscious. I was born a family whom had a small garden in İstanbul and we used to grow our vegetables and fruits in our garden. Also we had a flower garden where I used to spend all day for preparing the garden for the spring. It was like all day meditation. We also used to have chickens , ducks even geese. We would need only milk, meat and beans  from the shops. Beside that my father had a small boat so we used to go for fishing in the Bosphorus summer time. So when I was 7 I started  primary school. Those days whenever some one ask me to draw a picture I would draw only one picture. With c...

Ay ile Dansı Son Bulan Kadınlar Üzerine

Resim
Menopoz bir erginlenme inisiyasyon sürecidir. Ertelenen her şey gelir bizi bulur. Kadın ergenlikte yarım kalan işlerini tamamlar. Bastırılmış öfke ortaya çıkar ve bunun için ergenliğimize bakmamız gerekir. Menopoz kelimesi bize Fransızca menopause üzerinden geçmiş, kökeni Eski Yunanca men (Ay)  ve pausis (durma sona erme) kelimelerinin birleşimi olan modern Latince menopausis terimine dayanıyor. Özetle ay durması... İşte bu dönemde kadın kendine hayatımda nelere pause yapmışım neleri durdurmuşum sorusunu sorar. Sözde modern toplum bakışı cinselliği üretkenlikle bağladığı için bu dönemde kadına başarısız üretkenlik etiketi yapıştırılır. Oysaki eril logosu  sözü , dişil erosu ruhu üretendir. İnisiasyon sonrası eksiksizlik bütünlük deneyimlenir. Bu alan erenlik,  cinsiyetsiz bilgelik mekanıdır. Sezgileri ile yaşar kadın bu dönemde. Bitki toprak hayvan gökyüzü su ağaç tüm varoluşun  ihtiyacını  anlayan koruyan dürüst bilge kadınların alanıdır bu alan. Yaşamının ikin...

Son Urartulu İle Buluşmam

Resim
2025 yılının Göbeklitepe ziyaretinden sonra ikinci süprizi de son Urartulu   Mehmet Kuşman   ile yüz yüze tanışmam oldu. Haberlerde çeşitli platformlarda kendi kendine Urartuca öğrendiğini ve dünyada sayılı sayıda insanın bu kayıp zamanlara ait dili bildiğini duymuştum.  Van turuna katılma kararını vermemde Mehmet Kuşman ile tanışacağımızın bilgisi çok etkili olmuştu. Güneşli ve serin bir ekim günü Vana'a yakın Çavuştepe kalelerini görmeye gittik. Kaleye tırmandığımızda bütün ova ayaklarımızın altındaydı. İnsanın tanrılara yakın olma içgüdüsü ya da motivasyonunu anlama açısından son derece ufuk açıcıydı. Ve az sonra boynunda üzerine Urartuca olduğunu tahmin ettiğimiz iri siyah taştan bir madalyonla karşımızda belirdi Mehmet Kuşman. Sanki bir anda orada belirmişti. Kaleye çıkışta minik bir barakayı atölye olarak kullanıyormuş kendisi. Gezi sonrası atölyesine uğrayacaktık. Fakat o an yüzyıllarca öncesine ait bir zamanda yürürken çok etkileyiciydi ne söyleyeyim bir anda karş...

Zeytin Ağacının Bilgeliği

Resim
 Bu anlatacağım hikaye gerçek yaşanmış bir olaya ait. Amacım ağaçların ''sadece'' gezegende yaşam için zorunluluk olan oksijeni üretmek, karbon yakalamak ya da aşırı sıcaklara karşı gezegeni soğutan fonsiyonlarının ötesinde, bilinci olan canlılar olarak algılanmasına aracılık etmek. Bu paylaşım için hikayenin ana kahramanından izin aldım.  Herşey geçen baharda 2017 yılından bu yana gönüllüsü olduğum ve çocuk atölyeleri yaptığım Ataşehir'deki Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nde katıldığım bir atölyede başladı. Atölye bir yetişkin atölyesi idi ve biz gönüllüler de ayrıca davet edilmiştik.  Atölye bahçede tüm duyularımızla gezi yapmayı da sınıf içinde renkli kalemlerle çalışmayı da içeriyordu. Gerçekten çok keyifli ve ufuk açısı bir atölye idi. Bahçe gezisi sırasında atölyeyi yapan eğitmenimiz bahçenin Ertuğrul Adası bölümünde yer alan yaşlı zeytin ağacına dokunmamızı istemişti.      Yaklaşık 500 yaşında olduğu söylenen bu zeytin ağacına onca senedir daha önc...

Babamın Ihlamur Ağacı

Resim
Babam Barlas Erdemir'in  babası  dedem Kazım Erdemir   1949 yılında Üsküdar Salacak'taki aile toprağımız olarak tanımladığım araziyi almış.  Dedem birbuçuk dönüm arazide üç katlı bir ev inşaa etmiş ve alt bahçe bostan üst bahçe çiçeklik olarak düzenlemiş.  Özenle ailesi için bir yuva kurmuş dedem. Bostan kısmına  da sevgili dedem Kazım bey çeşit çeşit meyve ağaçları dikmiş. Karaduttan incirden kiraza kayısıdan eriklere malta eriğinden armutlara ceviz fındık vişne aklınıza gelen her meyve ağacı olduğunu hatırlıyorum. Dedem babam 19 yaşında vefat edince, bahçenin tüm sorumluluğunu babam almış. Muhtemelen yine dedemin diktiği  bir de ıhlamur ağacımız vardı bahçemizde. Ben de yirmi yaşına kadar bu bostanlı bahçeli evde yaşadım. 1987 yılında tüm araziye iki apartman  yapılması planlandı ve iki ağaç dışında onlarca ağacı malesef kaybettik. Sadece o ıhlamur ağacı ve bir çam fıstığı ağacı kalmıştı geriye. Belki de yüz   yaşına merdiven daya...

Minguzzi İçin Adalet

Resim
 Nefesimizi tutarak izlediğimiz bir dava bir kaç gün önce sonuçlandı. Ve evet yüreklerimiz soğumadı! Eminim ki sevgili  Mattia Ahmet'in annesinin yüreği de hala kor alevler içinde... Adalet malesef yine yara aldı. Neden mi? Biliyorsunuz dört kişinin dahil olduğu bir suç işlenmişti. Sadece iki kişi, yani fiziken  Mattia Ahmet ile temas edip onu yaralayan ve yaralarının büyümesine neden olan,  Mattia Ahmet'e  fiziksel şiddet uygulayan bu iki kişi ceza aldı.  Ve fakat suç planlanırken ve ifa edilirken,  ceza alan kişilerin yanında olan diğer iki kişi serbest bırakıldı. İnandığım bir şey var ki mahkemeler toplum mühendisliği kurumlarıdır. Oradan çıkan kararlar toplumun ahlak erdem etik sosyo kültürel dokusu ne derseniz deyin bu dokuya şekil verir. Adaletin tecelli ettiği kararlar daha iyiye adaletin yaralandığı kararlar ise daha kötüye doğru şekil verir bu dokuya. Ve işte soruyorum: Bir insan gördüğü duyduğu herşeyden sorumlu değil midir? Suç planlanırken ...

Göbeklitepe: Öncesi ve Sonrası

Resim
Ölmeden görmek istediğim yerlerin başında geliyordu Göbeklitepe. 20 Nisan 2025 günü Göbeklitepe ve Karahantepe'yi ziyaret etme şansım oldu. Derinden etkilendim... Belki de İstanbul Tükenmeden  isimli seyahat acentesinin kıdemli rehberlerinden Mois beyin  yaklaşımı bunda asıl faktördür. ''Sorularınızın cevaplarını bulamayacaksınız. Daha çok soru soracaksınız.'' demişti Mois bey. Ve bir çok soruları bizlerle paylaşmıştı. https://www.ktb.gov.tr/TR-288623/gobeklitepe.html  Mois beyin ifadesine göre Göbeklitepe'nin   atalar kültü ile ilgili olduğunun düşünüldüğünü anlıyoruz. Göbeklitepe'de ruhu aç olan insanın arayışını görüyoruz. Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Burada olmamın amacı ne? gibi soruları soran insanlar bunlar. İnsanların  tarımdan yerleşik hayattan önce yani karnını doyurmadan önce ruhunu doyurma ihtiyacını önceliklediğini görüyoruz.  İşte tarihin yeniden yazıldığı konusu buradan kaynaklı. İnanç tarımdan önce de vardı. Google arama motoruna ...

Patron Kim?

Resim
Now TV ana haber sunucusu Selçuk Tepeli ' nin  nerede ise her programda söylediği '' Patron sizsiniz .'' sözünden esinlendim başlık için. Konu vergilerimiz... İnsanlık tarihi boyunca hep vergi ödemiş insanlar... Bir zamanlar krallara şahlara padişahlara vergi ödenmiş.  Vergi ödemeyi red edenler ise genellikle canları ile bedel  ödemişler. Hayatta kalmalarına yetecek kadar mal para ürün ellerinde bırakılır ve geri kalan herşeyleri alınırmış.  Öyle ödenen vergilerle ne yapılacağına dair bir görüş bildirme hakkı olmadığı gibi,  yapılan harcamaları  denetleme sorgulama hakkı da yokmuş o zamanlar  insanların.  Şimdiler de ise '' demokratik cumhuriyet '' vatandaşları olarak yine vergi ödüyoruz. Hükümetler de  toplanan verginin yönetiminden sorumlu. Yönetim,  düzenleme, uygulama ve denetim gibi başlıkları kapsamakta. Ve yine demokratik cumhuriyet vatandaşları olarak Ortaçağ'dan farklı olarak, demokratik seçimlerle hükümetlerin performansını de...