Kayıtlar

Buda Aşık Olsaydı

Resim
Aşk'ın El Kitabı olarak daha önce tanıtımını yapmıştım bu  kitabın. Elime geçti geçenlerde...2012 yılında okuduğum bu kitabı tatili fırsat bilip tekrar okudum! Ve elbette bambaşka bir bakış açısı ile... Kitabın yazarı  Charlotte Kasl...Amerikalı klinik psikolog yazar piyanist. Özellikle ilişkiler ve çift terapistliği uzmanlığı. İşte kitaptan bir kaç cümle.... "Herşeyden fazla,önce kendimi istiyorum.Dürüstlük ve doğrulukla yaşamak istiyorum.Ne içimdeki mücevheri gizleyecek ne de kusurlarımı örtmeye çalışacağım.Pazarlık yok, gerçeklikten kaçmak yok, kendimikandırmak yok, yalan yok." "Sevgilinizin gözlerinizin içine bakarken tüm sırlarınızı bildiğini, sizin huysuz,tatlı,bencil ve cömert hallerinizi bilip buna rağmen sizi gerçek anlamda sevmeye devam ettiğini düşünün. Aynı şeyi sizin de yapabildiğinizi hayal edin. Bilinçli bir ilişkinin potansiyeli budur." Kitabın 47.bölümünde Tibetli Amerikan Budist Pema Chödrön'dan bazı alıntılar var ki bura...

Ekolojik Sürdürülebilirlik

Resim
Bir çok yerde okuyoruz duyuyoruz. Biliyoruz ki yeryüzünün ve insan türünün kaderi artık devletlerin değil, devletleri kontrolleri altına almış  uluslararası şirketlerin, kurumların elinde. Ve yine biliyoruz ki yeryüzü ve insan türü yok olduğunda üretim yapacak ham madde , ürün satacak insan olmayacak...Elbette kar da! O nedenle başta uluslararası şirketler  olmak üzere tüm kurumların yüksek bir vizyon dahilinde kendi kurumsal  sürdürülebilirlik hedeflerinin başına iki ortak  hedefi koymaları gerektiğini düşünüyorum *Yeryüzünde Yaşamın Sürdürülebilirliği *İnsan Türünün Sürdürülebilirliği Aslen bu iki hedef birbirinden ayrı değil zaten. Tüm iş modelleri ve iş yapış şekillerinin A-Z bu iki yeni hedefe göre yeniden yapılandırılmasını gerektiğini düşünüyorum. Hem de acilen! En azından 5, 10 ve 15 yıllık planlamalarla bir yol haritası yapılmalı. Şimdiden ooo çok maliyetli bu tür çalışmalar dediğinizi duyuyorum. Kimse kusura bakmasın ama Mars'ta s...

Yeni İnsana Dair

Resim
Gezi'nin yazından... Çok ama çok ince bir çizgide yürünmeye başlandığını hissediyorum. Zemin kaybedilebilir. Destek yitirilebilir. Baskıcı sistemin de istediği bu zaten. Bu yazıyı lütfen tüm sıfatlarınızı alt kimliklerinizi bir kenara koyarak okuyun. Sadece vicdan sahibi bir insan olarak! Yaklaşık 4-5 gündür sosyal medyada gördüğüm bazı yazışmalar gerçekten beni kaygılandırdı. Bir insanın acılarından yani geçmişinden özgürleşebilmesi ile bir toplumun geçmişinden özgürleşmesinde benzerlikler buluyorum. Geçmişimizden özgürleşebilirsek ancak yeni bir sayfa açabiliriz . Bu hem bireysel yaşamımız hem de toplumsal yaşamımız için geçerli bana göre. Bu bağlamda geçmişi konuşmak tartışmak acıları duyguları ifade etmek iyileşmek ve geçmişten özgürleşmek için kesinlikle gerekli. Ancak bir noktadan sonra yaşanmışlıkların tekrar tekrar ifadesi , tıpkı bireysel yaşamda olduğu gibi acıya yeniden tutunmak anlamına geliyor. Acının transından bir türlü çıkamamayı anlatı...

Sünnet Çocuk İstismarıdır

Resim
En sonunda kapsamlı bir çalışmaya rastladım ve de paylaşıyorum... Çocuklara yönelik bir "darp" eylemi olduğunu düşünüyorum sünnetin. Bazı ülkelerde kanun nezdinde de böyle kabul ediliyor üstelik. Aşağıdaki linkten çok detaylı bilgi alabilirsiniz. Uzman görüşlerinden bir kısmını da aşağıda paylaşıyorum. Ekteki linkte göreceğiniz üzere sünnetin eril öfkeyi beslediği anlatılıyor. Ataerkil sistem bu öfkeden güç alıyor. Hatta bu öfke ile var olabiliyor canlı tutabiliyor kendini belkide sağlıksız eril enerji. Saldırgan ve yıkıcı bir doğa ortaya çıkıyor.Burada hepimizde olabilecek olumsuz duygular  değil bahsedilen bayağı yıkıcı zorba saldırgan bir varoluş hali  anlatılan. Dünyayı da insanlığı da kemiren bu değil mi zaten? Kim bilir dünya barışı ile sünnet arasında bir bağ vardır belki de ? Kesinlikle her koşulda sünnetin bireysel bir seçim olduğunu ve ebeveynlerin çocukları adına böylesi bir tasarrufa hakkı olmadığını düşünüyorum! Reşit olan erkek kendisi karar vermeli s...

Hasta Beyaz Adam

Resim
2013 Gezi olayından 3 ay sonra yazdığımı bir yazıyı burada paylaşıyorum... Uzun yıllar önce bir Hint çizgi romanda okumuştum aşağıdaki hikayeyi. Buda, o zamanki adı ile Sidharta genç bir prenstir ve arkadaşı ile ormanda oyun oynamaktad ır. Arkadaşı çeker oku ile bir kuşu vuruverir. Sidharta bunun yanlış olduğunu söyler ve hemen kuşu alıp iyileştirmeye çalışır. Kısa bir süre sonra kuş iyileşir ve arkadaşı gelip kuşu ondan ister. "Kuşu ben buldum, yakaladım. O benimdir." der. Sidharta buna itiraz eder ve "Krala danışalım hakemliği için." derler. Arkadaşı olayı ve argümanını anlatır krala. Kral Sidharta'ya döner ve onun görüşünü sorar. Sidharta'nın açıklaması çok çarpıcıdır! "Arkadaşımın anlattıkları doğrudur ancak bir canlı, onu öldürmeye mi çalışana aittir yoksa onun yaşamını kurtaran yaşatan kişiye mi aittir?" Elbetteki kuş Sidartha'nın olur.                             ...

Dişil ve Erilin Dansı

Resim
Dişil ve eril arasındaki etkileşimi  ya da dansı anlatan bir görsel belirdi geçenlerde zihnimde. Dişil enerjiyi  çoşkulu akan bir nehir gibi eril enerjiyi de bu nehire alan tutan bir nehir yatağı gibi hayal ettim.Bu tamamen metaforik bir anlatım. Zira gerçekte coğrafi bir karşılığı olmayabilir. Bu paylaşımdaki amacım dişil ve erilin birbirlerinin yaşamlarında ne kadar önemli fonksiyonları olduğunu görsel manada daha net ifade edebilmek. Bana göre aslında her kadının içinde çoşku ile akan bir nehir ya da nehirin potansiyeli var. Kadın dişiliği ile ne kadar barışık ise bu nehir o kadar çoşku ile güldür güldür akıyor. Ve aynen nehir gibi neşe ile  akıyor yaşamın içinde. Fakat yetiştiği ortam aile toplum tabular çoğu kadının içindeki bu çoşkulu nehirin kaynağının dibine kocaman bir taş olarak çörekleniyor. Ülkemizdeki kadının durumu ağırlıklı olarak bu.  Ve kadın gerçek potansiyeli yerine cılız akan bir nehire dönüşüyor. Dişil enerjisi düşüyor sönümleniyor. T...

Kalbin Devrimi

Resim
İlgimi çeken etkileyici bir yazıyı paylaşıyorum aşağıda. Ve de bendeki yansımalarını elimden geldiğince... Uzun bir yazı ona göre hazırlıklı olun derim! Deneyimlerden damıtılmış ve kalpten gelen sözcüklerin gerçekten dönüştürücü bir sihir etkisi var insanların üzerinde. Farkındalık yaratan ...İçimizdeki kapıları açan...Ruh üfleyen...Sadece buluşmak ve de  orada olmak yeterli sanki!   Aşağıdaki yazı bana yaşamım boyunca özgür olmak , içsel özgürlük, aklın ve kalbin özgürlüğü  gibi konulara odaklandığımı, motivasyonumu ve beslenmemi bu temalardan aldığımı  hatırlattı tekrar . Hatta mesleğimi seçmemde yeni yerler görmek yeni insanlarla tanımak şeklinde özetliyebileceğim  motivasyonumun bile temelinde bu özgürlük arayışının olduğunu anladım.  Dünyanın ta öbür uçlarına gitmelerim, bir yaşam deneyimden diğer yaşam deneyimine cesaretle atlamalarım, nefsimi terbiye etmek için sabahlara kadar uykusuz kalmalarım, dil terbiyesi için oruç tutmalarım...

İnsan Mozaği Şirketler ve Ülke Barışı

Resim
Düşünüyorum da profesyonel mesleğimi yaptığım tüm şirketlerde güzel deneyimlerim oldu ve çok güzel insanlarla tanıştım. 25 yılı aşkın bir süreden bahsediyorum ve o zamanlardan  bu zamana hayatımda devam eden dostluklarımın varlığı da beni ayrıca mutlu ediyor. Ve fakat bir şirket var ki buradaki yazıma konuk olacak! Şirketin adı AON ... Eski Kelt dilinde bir,birlik,bütünlük anlamına geliyor Aon. İngilizce  bir anlamına gelen  one Aon'dan türemiş. Şirketin kurucuları  uzun yıllar önce Britanya'dan yeni dünyaya göç etmişler. 120 ülkede 72.000 çalışanı olan, lider risk yönetimi ve sigorta&reasürans brokeri olan bir firma Aon. Bu şirkettin Türkiye ofisinde  yaklaşık 10 yıl çeşitli görevlerde çalıştım ve tüm bu süre zarfında aynı CEO  ile çalışma şansım oldu. Çok değerli bir genel müdürüm de vardı ve onu da burada anmak isterim. Ve  her zaman varlıklarından keyif ve ilham aldığım  arkadaşlarım dostlarımı da... Velhasıl bu şirkette ...

Kozmik Evlilik

Resim
Bu yazıyı Facebook'ta gördüm ve daha çok insana ulaşabilmek için aynen burada paylaşıyorum...Görselleri bile aynı bıraktım.                             Son derece güçlü  bir yazı... "Gerçek eşiniz çoktan belirlendi, ve gerçekleşecekler sırasına koyuldu. Bu, zaten şu anda bilmediğiniz bir bağlılık, sizin tarafınızdan realiteye koyulmuş bir olay. Kozmos ve iç güdüleriniz, hisleriniz bunu biliyor. Daha önce pek çok hayatta partner oldunuz, aslında “yeni” bir şey yok, zaten daha önce bin kere evlenmişsiniz gibi… Diğer taraf, evrimi tamamlamak için, neyi konuşup, neyi konuşmayacağını, ne zaman susacağını biliyor. Her zaman birbirinize geri döneceksiniz veya bir şekilde karşılaşıp duracaksınız, çünkü devasa bir manyetik sizi birbirinize çekiyor.  Avatar’ da dedikleri gibi “ Seni görüyorum”. Bu kelimeler “Seni Seviyorum” dan daha fazlası. “ Ruhunu gördüm” arkasında çok fazla boyutlar barındırıyor. Ruhunu, o...

Aşkın Simyası

Resim
Geçenlerde bir paylaşımda gözüme çarptı. Birine sevdiğimizi hissettirdiğimizde ya da söylediğimizde  o kişinin gözünde değerimiz düşermiş...Kesinlikle içime iyi gelmedi bu söylem. Ve başladım düşünmeye... Sevgi ile ilgili ne kadar çok yanlış inançlarımız olduğunu bir kez daha gördüm. Yukarıdaki gibi sevdiğimizi söylersem değerim düşerden tutun seversem kaybederime ya da sevdiğimi belli edersem güçsüzleşirime kadar bir çok sevgi ile ilgisi olmayan inanç kalıbımız var.  Bu dünyada yanlış anlaşılan kavramların başında geliyor sevgi sanırım. Kalp , aşk ve cinsellik de malesef aynı kaderi paylaşıyor sanki... Biz insanlar kalbi etten bir organ ve sevgiyi de bir duygu olarak algılamışız. Eski dünyanın fiziği böyle buyuruyor malum. Aşk kimyasal bir çekim cinsellikte üremek en iyi hali ile stres atmak keyif almak için bir eğlence aracı olmuş. Oysa Kuantum fiziği herşey enerjidir diyor. Titreşim ve frekanstan bahsediyor. Evrenin bir ucundaki hareket t...