Kayıtlar

GÜNÜN SÖZÜ / WORD OF THE DAY

Resim
 İnsan kaderini sevdiği zaman büyüyor... A person grows up when she/he loves her/his destiny... xxx

Sosyal Medya Körlüğü

Resim
Sosyal medyada karşıma çıkan bir kaç haberde toplumun olayın  gerçeğini resmin tamamını anlamadan çok büyük tepki verdiğini görüyorum bir süredir. Hatta bir haberi okumadan sadece fotoğrafa bakarak yorumlar yapılmıştı. Oysa haberi okuyunca işin bambaşka bir şey olduğu ortaya çıkmıştı. Bu elbette uzun zamandır olan bir durum ve fakat üst üste benzeri olaylar  olunca iyice dikkatimi çekmişti durum.   Krishnamurti' nin Doğa ve Çevre üzerine söyleşi ve notlarının derlendiği bir kitap okuyorum şu sıralar. Aşağıdaki bölüm karşıma çıktı ve sizlerle de paylaşmak istedim. ''Tutum sözcüğü ile ne demek isteriz acaba? Neden bir tutum içinde olmayı  isteriz? Tutum ne demektir? Bir görüş sahibi olmak, bir sonuca ulaşmak. Ne olursa olsun her konuda  bir tutumum olabilir; bu, çalıştıktan, araştırdıktan, irdeledikten, tasarladıktan ve sorunu iyice inceledikten sonra bir sonuca vardığım anlamına gelir. Bu noktaya , bu tutum' a ulaştım; tutum belirlemek direnmek demektir. Bu da ke...

Kurban Bayramı ve Çocuk Hakları

Resim
Bu fotoğrafa uzun uzun baktım bu sabah...Cumhuriyet gazetesinin kapağında karşıma çıktı bu minik kız. Necati Yavaş imzası var  fotoğrafın üstünde. Fotoğraftaki tezat dikkatimi çekti. Önde minik bir kız çocuğu..Masum naif ayağı ile toprakla oyun oynar gibi. Çevresindeki  ortamdan kendini soyutlamaya çalışır gibi sanki.  Hüzün ve yalnızlık hissettim bu fotoğrafta. Ne yapacağını bilememek. Belki çaresizlik . Hatta mahcubiyet ve utanç. Sessiz bir çığlık! Arkada ise korkunç bir manzara. Yüzlerce insan hep birlikte ellerinde bıçaklarla hayvanları boğazlarından kesiyorlar, parçalıyorlar... Hüznünü ve yalnızlığını anladım minik kızın. Sessiz çığlığını duydum.  Çok üzüldüm onun adına. Ve bu durumun bir çocuk hakları ihlali olduğunu kavradım. Çocukların kayıtsız şartsız böylesi ortamlarda bulunmaması gerekir.  Ciddi bir travma yaratabilir böylesi bir ortamda bulunmak. Hatta doğa ile bağını zedeleyebilir insan yavrusunun. Ki bu durum çocuğun sağlıklı gelişimini sekteye uğr...

Ayasofya ve Kadın Atalarım

Resim
Babaannem 1900 Anadolu Kavağı  İstanbul doğumlu. Ailesi Kastamonu'dan gelmiş anlatılanlara göre. Denizciymiş babası. İstanbul İşgali sırasında Fransız askerleri tarafından sabah namazı için gittiği camiden dönerken öldürülmüş. Cesedi yol kenarına atılmış. Ahali tanıyıp evine getirince de babaannemin annesi aklını yitirmiş yaşadığı şok ve acı karşısında. Bakırköy'e yatırılmış. Babaannem onsekiz ondokuz  yaşlarında o sıra. Hep ziyaretine girmiş annesinin. Seksen altı yaşında ölmeden bir kaç gün önce ''Keşke imkanım olsa da  anneme daha iyi bakabilseydim'' dediğini  hatırlıyorum.  Ve böylece küçük kız kardeşi ile öksüz kalmışlar bir anda. Kasımpaşa' da teyzelerinin yanına sığınmışlar. Kızları bir an önce evlendirmek ailenin öncelikli hedefi olmuş. Bir iki yıl içinde önce kız kardeşini namuslu bir şoför ile evlendirmişler. Babaannem ise o zamanlar için nerede ise evde kalmış bir kız olarak yirmi bir  yaşında dedem ile evlenmiş. Dedem Erzincan'dan İstanbul...

Lozan Anlaşması Türkiye için Zafer mi yoksa Hezimet miydi?

Resim
Başta İngiltere'nin belgeleri olmak üzere antlaşmaya dair uluslararası arşivleri inceleyerek "Belgelerle Lozan" kitabını yazan Boğaziçi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sevtap Demirci' den  antlaşmayla ilgili tartışmalı konuların cevaplarını içerir 14 dakikalık videoyu lütfen izleyin ve de izletin... xxx

İstanbul Sözleşmesi

Resim
İngiltere'de gece parkta yürüyen kadına sözlü taciz eden adama hakim 7 yıl mahkumiyet vermişti. Hakimin  bu mahkumiyetin çok olup olmadığını soran gazetecilere verdiği yanıt '' Bu ülkenin kadınlarının özgürce parkta dolaşabilmesi için.'' şeklinde idi.                                                                        (Kadın Hakları insan haklarıdır) Kanunda hükmedilen cezanın üstünde kadından ve kadının özgürlüğünden yana taraf olmuştu hakim. Daha net ifade ile adalet ve eşitlik ilkesini gözetmişti. Yakın zamanda bir pedofil mahkumiyet aldı İngiltere'de. Avukatı kişisel bilgilerine izinsiz ulaşılarak delil toplandığı ve bu nedenle insan haklarına aykırı şekilde veriler elde edildiği için mahkumiyetin düşmesini talep etti. Mahkeme ''Çocuk hakları ve çocuğun çıkarı ins...

GÜNÜN SÖZÜ / WORD OF THE DAY

Resim
''Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırları, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi.''  Ece Temelkuran “You dare, because it is daring to think, say, create, love, live. He/She dares not to be like anyone. But it expands like that, some line of life, that line of the shows that we call limit. '' xxx

Üç Aşamalı Ahlak

Resim
Çocuk Gelişimi biliminde ahlaki gelişimi inceleyen bilim insanlarından   Kohlberg ,  bireyin ahlaki gelişimini  gelenek öncesi düzey (10 yaşına kadar), geleneksel düzey (11-18 yaş) ve gelenek sonrası düzey (20’li yaşlar) olmak üzere üç ahlaki gelişim düzeyi şeklinde belirlemiştir.  Buna göre gelenek öncesi düzeyde öncelikle kendi çıkarını dikkate alan çocuk, ceza almamak için ya da ceza alsa bile daha kazançlı olacağını düşünerek kurallara uyma ya da uymama eğilimi gösterir.  Kimse yokken kırmızı ışıkta geçen sürücü misali... Oysa geleneksel düzeye denk düşen ergenlik döneminde kendi çıkarından çok aile, arkadaş gibi yakınları tarafından, onaylanma, dışlanmama çabası gösterir. Kurallara ‘iyi çocuk’, ’iyi arkadaş’ olma, beğenilme, kabul görme, dışlanmama amacıyla uyar. Aynı geleneksel düzeyin ikinci evresinde ise sadece yakın çevresinin değil daha geniş bağlamda içinde yetiştiği topluluğun ve toplumun kurallarına uyma, ‘iyi vatandaş’ olma çabasına yönelir....

GÜNÜN ŞARKISI / SONG OF THE DAY

Resim
Akıp giden bulutları izleyin ve yaşamı  soluyun... xxx 

Bitkiler İçin Konser

Resim
Dün akşam Barcelona' da sıradışı bir etkinlik oldu.  Yer  Gran Teatre Del Liceu. Yaklaşık 2292 bitki canlı konser izledi. Konser İspanya'daki olağanüstü halin bitmesinden bir gün sonraya planlanmış. Besteci Giacomo Puccini'nin Crisantemi adlı eseri çalındı ve performans altı dakika sürdü. Konser sonrası her bir bitkinin salgında mücadele eden sağlık çalışanlarına hediye edileceği iletildi Yapımcı Ampudia 'nın sözleri şöyle. ''Şu anda yaşadıklarımızla ilgili bitkilere net bir şeyler söylemeliydik. Bunu müzik formunda yapabiliriz. Bu onların anladığı en azından etkilendiği bir dil.  Bu performans bir ağıt. Başka varlıklara olanlar yüzünden hissettiğimiz üzüntüyü aktarmanın da bir yolu. '' Çok heyecanlandırdı bu konser beni. Gerçekten de müzik tüm canlılarla iletişim kurmanın belki de tek yolu. Sonuçta tüm evrenin dili titreşim. Önemli olan bağ kurabilmek ve duyguları ifade edebilmek. Hermann Hesse ' nin Ağaçlar kitabından bir alıntı paylaşmak istiyoru...