Kayıtlar

Bugün Mifadora'nın Doğum Günü

Resim
MİFADORA  ismini ilk duyduğumda üniversitede okuyordum. Anneannemi kaybetmiştik ve onun gerçek ismi meğer Mifadora imiş. İlk duyduğumda müzik notaları gelmişti aklıma. 18 Mart 1924 'de Çanakkale Gökçeada 'da doğmuş anneannem. Babasının adı Smitras annesinin adı Asimeniya imiş. Bu detay bilgileri e devletten alt üst soy sorgulamadan edinebildim bir kaç sene önce. Ever Rum bir ailenin kızı anneannem. Küçükken ailesi  İstanbul Bakırköy'e göç etmiş. Heybeliada'daki okula da gitmiş. Ondört  yaşında Türk ve müslüman olan dedem Ali Nihat ile tanışmış. Aşık olmuşlar ve anneannem dedeme kaçmış. Tahminen 30'larının sonlarına doğru diye hesaplıyorum. Sonra ailesi red etmiş anneannemi. Bir erkek kardeşi varmış ve o da görüşmemiş anneannem ile. Müslüman olmuş ve adını AYŞE NERİMAN olarak değiştirmiş. Aşkınının ne büyük  bedeli olmuş diye düşünmüştüm sonraları. Dedem denizyollarında memurluk yapmış ve emekli olmuş. Emekli olduktan sonra da kamping işletmeciliği yapmıştı Erdek, Şi...

SESİMİ DUYAN VAR MI?

Bu cümleyi deprem enkazı altında kalan vatandaşlarımızdan duyduk. Ve aslında 85 Milyonun çığlığı bu aynı zamanda. Bir millet enkaz altında kaldı. Ve siyasilere sesleniyor ''Sesimi Duyan Var mı?'' diye. Türk Tipi Başkanlık sistemi denilen bu ucube dünyada eşi örneği olmayan Osmanlı'dan bile geri sistemin enkazında kaldı bu millet. Sorunları tekrar tekrar yazmak bile artçı depremler gibi sarsıyor insanları. Millet bu sistemin koşulsuz şartsız terk edilmesini talep ediyor. Yeter diyor! Tüm siyasi liderlerin muhalefetin tek bir cumhurbaşkanı  adayı çevresinde toplanmasını istiyor. Birinci önceliğimiz sistemi değiştirmek. Zaten sistem değişmez ise alınan meclis sandalyelerinin de gerçek bir anlamı olmayacak. Tek adam rejimi devam edecek ülkede... Millet olarak bu birliği sağlamayan bu  desteği vermeyen hiç bir partiye ne kadar beğensek inansak da oy vermeyerek irademizi net bir şekilde duyurmalıyız. 3 Mart krizini millet çözdü. Aynı iradeyi aynı baskıyı şimdi başta Muhar...

HERŞEY SINAV SORULARININ ÇALINMASI İLE BAŞLADI

  “Herhangi bir Ulusu çökertmek, Atom bombası veya Uzun menzilli füze kullanımını gerektirmez. Ama bunun için Eğitim kalitesinin düşürülmesi ve öğrencilerin sınavlarda kopya çekmesine izin verilmesi gerekiyor. Hasta, sınavlarını kopya çekerek geçen doktorun elinde can verir. Ve sınavlarını kopya çekerek kazanan bir mühendisin elinde binalar yıkılır. Ve sınavlarını kopya çekerek kazanan bir muhasebecinin elinde para kayboluyor. Ve insanlık sınavlarını kopya çekerek geçen bir din alimi elinde can veriyor. Ve sınavlarını kopya çekerek geçen bir yargıcın elinde adalet kaybolmuştur. Sınavları kopya çekerek geçen bir öğretmenin himayesindeki çocukların kafasında da cehalet kol geziyor. Eğitimin Çöküşü Milletin Çöküşüdür” https://medium.com/@presidentdzitse/how-a-nation-is-collapsed-4e97625c4e07 BAŞIMIZA GELENLER KADER DEĞİL... XXXX

GÜNÜN SÖZÜ

 ''Über kapitalist sistem, gözümüzün önünde demokrasiyi oligarşiye dönüştürdü. Amerika'nın nerede ise tamamını üç Wall Street Şirketi (BlackRock, Vanguard ve State Street) ve onların yatırım fonları yönetiyor. İlaç lobisinden medya kurumlarına, her sektör ve alan onların kontrolünde. Bir sonraki başkanı bile onlar seçiyor. Bu yüzden, politik görüşünüz ne olursa olsun, ekonomik haklar, adil çalışma şartları ve hak ettiğin en temel yaşam standartlarına sahip olmak artık bir insna hakları mücadelesidir ve hepimizin ortak davasıdır.'' Bernie Sanders (Amerikalı siyasetçi ve Vermont Senatörü) xxxx

ÇOCUKLARDAN BÜYÜKLERE BİR KURTULUŞ MASALI

55 yaşındayım. Ve hayatım boyunca çocukken yaşadığım bir olayı anlamaya çalıştım. Bu sabah uyku ile uyanıklık arasında bu anlam ile uyandım. Hemen kalkıp burada yazıp sizinle paylaşmak istedim. Oturduğum semtte toprak bir alan vardı. Çoğunlukla oğlanlar  top oynar hep birlikte de yakalamaç oynardık. Bir gün oyun oynamaya gittiğimizde kepçelerle bu oyun alanımızın delik deşik edildiğini gördük.  Çıkan toprak oyun alanın bir kenarına yığılmıştı. Duyduğumuz o ki çok ses yapıyormuşuz ve de toz toprak oluyormuş her yer. Kim nasıl organize etti hatırlamıyorum .Bir avuç çocuktuk. Ben ilkokulun ilk yıllarındaydım. 1975 veya 1976 yılları. Ya bahar ya yaz ayı idi. Hemen evlere dapılıp geri gelmiştik. Herkesin elinde leğenler ve naylon torbalar vardı. O zaman bu kadar çok değildi naylon torbalar. Ve bir oyun kurgulamıştık anında. Bir kaçımız toprak yığının arkasına geçip sözde bakkal manav olmuştu. Diğerlerimiz de ellerimizdeki leğen ve naylon torbalarla sıraya girip müşteri olmuştu. Baş...

CUMHURİYET HAKKINDA...

Cumhuriyet fazilettir. Fazilet ise erdemli, ahlaklı, hakkaniyet sahibi olmak demektir...Cumhuriyet, içinde barındırdığı demokrasiyle ve kuvvetler ayrılığıyla, bireyi topluma ezdirmeyeni toplumu da bir lidere teslim etmeyen faziletli/onurlu bir yönetim biçimidir...Cumhuriyet korku kültürüyle bağdaşmaz. Çünkü Cumhuriyet hiçbir ailenin, zümrenin, kişinin toplum üzerinde egemenlik kurmasına izin vermez...Kuvvetler ayrımı, korkan değil, hakkını arayan, olup biteni sorgulayan, gerektiğinde protesto eden bireylere özgürlük ortamı sunar...-DOĞAN CÜCELOĞLU xxx

Kızılay ve Etik Ticaret Üzerine

 Çocuklarıma notlar bu yazdıklarım bir nevi. Bu afet günlerinde tartışılan bir konu var. Daha doğrusu kafalar karışık. Kızılay'ın holding olduğunu ve paralı çadır sattığını öğrendik. Bunu ticari bir yaklaşım hatta başarı gibi görenlerin olduğunu şaşkınlık içinde dinliyoruz. Afet anında ticari karını katlayarak ihtiyaç duyulan bir malı satışa sunmak , ticari başarı değil ahlaksızlıktır. Vicdanen ahlaksızlık kanunen hukuksuz dinen de haramdır.  Bu ifadeyi bir millet vekili söylemişti geçenlerde ve çok da doğru sözleri. Etik sistemin çerçevesini tanımlamalı bu ülke. Şirketlerin çalışanlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, ortaklarına ve TOPLUMA yönelik sorumluluklarının tanımı yapılmalı. Çocuk işçi çalıştırmak, hayvan susitimali, krizi fırsat görüp fahiş kar yapmak, aynı işi yapan kadın erkek arasında farklı ücret politikası, insanların sağlığına (fiziksel ruhsal ) zarar veren mal ticareti...Bu liste uzar gider. Google  a rules of ethic bussiness yazınca aşağıdkai link gel...

Felaketler Erdemleri Gösterme Zamanıdır

 Durum ortada! Fazla söze gerek yok. Kırgınız ve öfkeliyiz. Bize bizden başka dost yok! Nerede ise Cumhuriyetimizin birinci yüzyılındaki  koşulların yaratmış olduğu duyguları birebir hissediyoruz. Ülke savaş yeri gibi... Ya depresyona girip aklımızı yitireceğiz ya da ayağa kalkıp mücadele edeceğiz. Bu sefer tek fark düşmanın dışarıda değil içeride olması. Akılla bilimle barışık, sanat ile spor ile harmanlanmış, aydın ve etik değerlerle donatılmış , laik bir cumhuriyet için yeniden ayağa kalmalı bu halk. Başka bir seçeneğimiz yok! Yine geldik ''Ya istiklal ya ölüm '' noktasına. Bazılarınızın ben ne yapabilirim ki dediğini duyuyorum. Yapacağınız kendi mahallenizde sitenizde ilçenizde sahaya çıkıp kendi donanımınızı halka açmak. Yabancı dil biliyor olabilirsiniz. Bir spor dalında deneyimli olabilirsiniz. Bir müzik enstrümanı çalıyor olabilirisniz. Bir zanaata eliniz yatkın olabilir. Belki muhasebe bilginiz vardır. Bahçecilikten sebze yetiştiriciliğinden anlıyor olabilirisn...

Kurtuluş Savaşı Ruhu

Çok acı bir sabaha uyandık 6 Şubat 2023 Pazartesi günü.  Ülkenin ve son 100 yılın en büyük felaketi idi kapımızı çalan. 10 ili yıkan büyük depremler yaşanmıştı. Vatandaş olarak elimizden geleni yapma derdine düştük  Yaşanan kader olmadığını biliyoruz ve hepimiz herşeyin farkındayız. Görüntülerde yıkılmış şehirler evler yuvalar var. Çoluk çocuk öksüz kalmış kimsesiz. Açlık sefalet soğuk karanlık...Issızlık! Ve tüm bu görüntüler hisler  bana Kurtuluş Savaşı'ndaki Anadolu'yu hatırlattı. Özellikle çocukların ıssızlığı yalnızlığı...Tek başına ağlayan ve anne babasını arayan çocuklar geldi gözümün önüne. Hepimizin dedelerinin ninelerinin anne ve babalarının yaşamı inanılmaz acılarla dolu. Büyük bir varoluş savaşı vermiş Anadolu. Çok büyük bedeller ödemiş. Savaşlar, göçler, öksüz kalmış çocuklar, şehit düşen atalar...Belki kaybolanlar... Ve sanki tüm bu kodlar aktive oldu bir anda. Hani deprem fay hatları aktive oluyor ya. Bu deprem tüm o kodları anıları bilinçaltımızda aktive e...

Rumi' den Bugünün İnsanına 21 Mesaj

1 Ne arıyorsan kendi içinde ara. 2  Değiş dönüş ama merkezini kaybetme 3  Geçici  ve kalıcı olanı fark et. 4  Gördüğünün ötesine geç herşeye kendi değerini ver. 5 Kendine güven. 6 Hayal dünyana ne yerleştireceksen, sen yerleştir. 7 Aradığın seni arar 8 Dert yola rehberdir. 9 Başkasında gördüğün sendedir. 10 Neden huzursuzsun 11 İhtiyacından fazlasını arzulama. İste ama ölçülü iste. 12Arın. dışsal kir su ile içsel kir gözyaşı ile temizlenir. 13 Kötü huyu tekar etme yerleşir kökleşir. 14 Düşüncelerine dikkat et. 15 Sıkıntı ile yaşama. 16 İkilik ilerlememizi engeller. İçsel birlik yoksa hareket edemeyiz. 17 Söz ver. İnsan ağaca benzer kökü söz vermektir. 18 Yanılsama dünyasına kanma. Taht dediğin tahtadan yapılmış bir tuzaktır.  Ebedi olmayan mükü şimşek kabul et. 19 Affet. Bağış kine merhemdir. 20 Söylenme. Söz görüşü bulandırır. 21 Aşık ol. Aşk öszle değil varoluş ile ilgilidir. xxxx