27 Şubat 2023 Pazartesi

Kızılay ve Etik Ticaret Üzerine

 Çocuklarıma notlar bu yazdıklarım bir nevi.

Bu afet günlerinde tartışılan bir konu var. Daha doğrusu kafalar karışık.

Kızılay'ın holding olduğunu ve paralı çadır sattığını öğrendik.

Bunu ticari bir yaklaşım hatta başarı gibi görenlerin olduğunu şaşkınlık içinde dinliyoruz.

Afet anında ticari karını katlayarak ihtiyaç duyulan bir malı satışa sunmak , ticari başarı değil ahlaksızlıktır.

Vicdanen ahlaksızlık kanunen hukuksuz dinen de haramdır. 

Bu ifadeyi bir millet vekili söylemişti geçenlerde ve çok da doğru sözleri.

Etik sistemin çerçevesini tanımlamalı bu ülke.

Şirketlerin çalışanlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, ortaklarına ve TOPLUMA yönelik sorumluluklarının tanımı yapılmalı.

Çocuk işçi çalıştırmak, hayvan susitimali, krizi fırsat görüp fahiş kar yapmak, aynı işi yapan kadın erkek arasında farklı ücret politikası, insanların sağlığına (fiziksel ruhsal ) zarar veren mal ticareti...Bu liste uzar gider.

Google  a rules of ethic bussiness yazınca aşağıdkai link geldi.

https://assets.publishing.service.gov.uk/government/uploads/system/uploads/attachment_data/file/550542/Prof_Christopher_Hodges_-_Ethics_for_regulators.pdf

Etik sistemin kurulması ve opere edilmesi için  gerekli prensipleri içeriyor.

Etik ticaret prensibinin tanımı şöyle; İşletmeler  adil ve etik davranış tahhüdünün kanıtı olarak , düzenleyici ve uygulayıcıların yanısıra , çalışanları müşterileri tedarikçileri ve ortaklarına karşı sürekli ve tatmin edici performans gösterebilmelidir.

Ben bu tanıma TOPLUMU da ekliyorum.

Bugünün dünyasında işletmelerin hele ki o global markaların tüm topluma gezegene karşı sorumluluğu var.

Üretimleri eğer ortak hayatımızı gezegenin geleceğini etkilediğinden dolayı tüm gezegendeki tüm canlılara ve toplumlata karşı sorumlulukları var.

Not düşmüş olayım.














xxxx

23 Şubat 2023 Perşembe

Felaketler Erdemleri Gösterme Zamanıdır

 Durum ortada! Fazla söze gerek yok. Kırgınız ve öfkeliyiz.

Bize bizden başka dost yok!

Nerede ise Cumhuriyetimizin birinci yüzyılındaki  koşulların yaratmış olduğu duyguları birebir hissediyoruz. Ülke savaş yeri gibi...

Ya depresyona girip aklımızı yitireceğiz ya da ayağa kalkıp mücadele edeceğiz.

Bu sefer tek fark düşmanın dışarıda değil içeride olması.

Akılla bilimle barışık, sanat ile spor ile harmanlanmış, aydın ve etik değerlerle donatılmış , laik bir cumhuriyet için yeniden ayağa kalmalı bu halk.

Başka bir seçeneğimiz yok!

Yine geldik ''Ya istiklal ya ölüm '' noktasına.

Bazılarınızın ben ne yapabilirim ki dediğini duyuyorum.

Yapacağınız kendi mahallenizde sitenizde ilçenizde sahaya çıkıp kendi donanımınızı halka açmak.

Yabancı dil biliyor olabilirsiniz.

Bir spor dalında deneyimli olabilirsiniz.

Bir müzik enstrümanı çalıyor olabilirisniz.

Bir zanaata eliniz yatkın olabilir.

Belki muhasebe bilginiz vardır.

Bahçecilikten sebze yetiştiriciliğinden anlıyor olabilirisniz.

Arıcılık konusunda atalarınızdan gelme bir bilgi ve deneyime sahip olabilirsiniz.

Belki mahalle afet planını oluşturursunuz.

Belki mahallenize bir bostan kurulması için çaba gösterirsiniz.

Ekmek yapmak, yün örmek, kıyafet dikmek traş yapmak...

Şehirlerde bir avuç kalan yeşil allanların korunmasında gönüllü STK'lara katılabilirsiniz.

Derin Yoksullukla mücadele eden ya da eğitim gönüllüleri STK'lara katılabilirsiniz.

İster bireysel ister bir STK desteği ile yapabildiğiniz bildiğiniz her ne ise çıkıp kendi alanınızda dokunabildiğiniz insanlara ulaşabilirisiniz.

Mahalle parkınız sizin sınıfınız olabilir.

Muhtarınız size destek verebilir.

Siyaset üstü bir çaba bir varoluş çabası içinde olduğunuzdan herkes size kucak açacaktır.

Yerelde birbirimize sahip çıkıp aksayan yürümeyen her ne ise birbirimize destek verme sorumluluğumuz var. Yurttaşlık komşuluk hukuku bunu gerektirir.

Siz yola çıktığınızda yol kendiliğinden önünüzde açılacaktır.

Zaman erdemleri gösterme zamanı.

Hepimize kolaylıklar diliyorum.

Ata'mızın yaktığı ışık rehberimiz olsun.

Sevgilerimle,










xxx

9 Şubat 2023 Perşembe

Kurtuluş Savaşı Ruhu

Çok acı bir sabaha uyandık 6 Şubat 2023 Pazartesi günü. 

Ülkenin ve son 100 yılın en büyük felaketi idi kapımızı çalan. 10 ili yıkan büyük depremler yaşanmıştı.

Vatandaş olarak elimizden geleni yapma derdine düştük 

Yaşanan kader olmadığını biliyoruz ve hepimiz herşeyin farkındayız.

Görüntülerde yıkılmış şehirler evler yuvalar var.

Çoluk çocuk öksüz kalmış kimsesiz.

Açlık sefalet soğuk karanlık...Issızlık!

Ve tüm bu görüntüler hisler  bana Kurtuluş Savaşı'ndaki Anadolu'yu hatırlattı.

Özellikle çocukların ıssızlığı yalnızlığı...Tek başına ağlayan ve anne babasını arayan çocuklar geldi gözümün önüne.

Hepimizin dedelerinin ninelerinin anne ve babalarının yaşamı inanılmaz acılarla dolu. Büyük bir varoluş savaşı vermiş Anadolu. Çok büyük bedeller ödemiş.

Savaşlar, göçler, öksüz kalmış çocuklar, şehit düşen atalar...Belki kaybolanlar...

Ve sanki tüm bu kodlar aktive oldu bir anda.

Hani deprem fay hatları aktive oluyor ya.

Bu deprem tüm o kodları anıları bilinçaltımızda aktive etti.

HATIRLADIK!

Kim olduğumuzu nerelerden geldiğimizi. Bizi biz yapan değerlerimizi...

Ve gençlerimiz...

Pırıl pırıl vatan aşkı ile  çarpan yürekleri ile güzel yürekli genç kızlar genç erkekler. Onları gördükçe gözlerim doluyor kalplerindeki sevginin güzelliği karşısında.

Günlerdir gece gündüz çalışıp çabalayan tüm vatanperver insanlarımız.

Biz bu ülkeyi çok sevdik ve bu güzel ülke güzel yürekli gençlerin insnaların elinde yükselecek.

Hani hep deriz ya ''Ne zaman uyanacaksın ey güzel ülkem ?'' diye.

İşte bu sarsıntı ile uyandı güzel ülkemiz derin uykusundan sanki.

Uyandı ve hatırladı ''Kurtuluş Savaşı Ruhunu''...

Sevgiyle,














xxx