Kayıtlar

Temmuz, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ayasofya ve Kadın Atalarım

Resim
Babaannem 1900 Anadolu Kavağı  İstanbul doğumlu. Ailesi Kastamonu'dan gelmiş anlatılanlara göre. Denizciymiş babası. İstanbul İşgali sırasında Fransız askerleri tarafından sabah namazı için gittiği camiden dönerken öldürülmüş. Cesedi yol kenarına atılmış. Ahali tanıyıp evine getirince de babaannemin annesi aklını yitirmiş yaşadığı şok ve acı karşısında. Bakırköy'e yatırılmış. Babaannem onsekiz ondokuz  yaşlarında o sıra. Hep ziyaretine girmiş annesinin. Seksen altı yaşında ölmeden bir kaç gün önce ''Keşke imkanım olsa da  anneme daha iyi bakabilseydim'' dediğini  hatırlıyorum.  Ve böylece küçük kız kardeşi ile öksüz kalmışlar bir anda. Kasımpaşa' da teyzelerinin yanına sığınmışlar. Kızları bir an önce evlendirmek ailenin öncelikli hedefi olmuş. Bir iki yıl içinde önce kız kardeşini namuslu bir şoför ile evlendirmişler. Babaannem ise o zamanlar için nerede ise evde kalmış bir kız olarak yirmi bir  yaşında dedem ile evlenmiş. Dedem Erzincan'dan İstanbul...

Lozan Anlaşması Türkiye için Zafer mi yoksa Hezimet miydi?

Resim
Başta İngiltere'nin belgeleri olmak üzere antlaşmaya dair uluslararası arşivleri inceleyerek "Belgelerle Lozan" kitabını yazan Boğaziçi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sevtap Demirci' den  antlaşmayla ilgili tartışmalı konuların cevaplarını içerir 14 dakikalık videoyu lütfen izleyin ve de izletin... xxx

İstanbul Sözleşmesi

Resim
İngiltere'de gece parkta yürüyen kadına sözlü taciz eden adama hakim 7 yıl mahkumiyet vermişti. Hakimin  bu mahkumiyetin çok olup olmadığını soran gazetecilere verdiği yanıt '' Bu ülkenin kadınlarının özgürce parkta dolaşabilmesi için.'' şeklinde idi.                                                                        (Kadın Hakları insan haklarıdır) Kanunda hükmedilen cezanın üstünde kadından ve kadının özgürlüğünden yana taraf olmuştu hakim. Daha net ifade ile adalet ve eşitlik ilkesini gözetmişti. Yakın zamanda bir pedofil mahkumiyet aldı İngiltere'de. Avukatı kişisel bilgilerine izinsiz ulaşılarak delil toplandığı ve bu nedenle insan haklarına aykırı şekilde veriler elde edildiği için mahkumiyetin düşmesini talep etti. Mahkeme ''Çocuk hakları ve çocuğun çıkarı ins...

GÜNÜN SÖZÜ / WORD OF THE DAY

Resim
''Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırları, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi.''  Ece Temelkuran “You dare, because it is daring to think, say, create, love, live. He/She dares not to be like anyone. But it expands like that, some line of life, that line of the shows that we call limit. '' xxx

Üç Aşamalı Ahlak

Resim
Çocuk Gelişimi biliminde ahlaki gelişimi inceleyen bilim insanlarından   Kohlberg ,  bireyin ahlaki gelişimini  gelenek öncesi düzey (10 yaşına kadar), geleneksel düzey (11-18 yaş) ve gelenek sonrası düzey (20’li yaşlar) olmak üzere üç ahlaki gelişim düzeyi şeklinde belirlemiştir.  Buna göre gelenek öncesi düzeyde öncelikle kendi çıkarını dikkate alan çocuk, ceza almamak için ya da ceza alsa bile daha kazançlı olacağını düşünerek kurallara uyma ya da uymama eğilimi gösterir.  Kimse yokken kırmızı ışıkta geçen sürücü misali... Oysa geleneksel düzeye denk düşen ergenlik döneminde kendi çıkarından çok aile, arkadaş gibi yakınları tarafından, onaylanma, dışlanmama çabası gösterir. Kurallara ‘iyi çocuk’, ’iyi arkadaş’ olma, beğenilme, kabul görme, dışlanmama amacıyla uyar. Aynı geleneksel düzeyin ikinci evresinde ise sadece yakın çevresinin değil daha geniş bağlamda içinde yetiştiği topluluğun ve toplumun kurallarına uyma, ‘iyi vatandaş’ olma çabasına yönelir....