27 Nisan 2019 Cumartesi

Le Capital

Costa-Cavras'ın 2012 yapımı filmi...

Para ve güç ile ilgili  düşündürücü  bir film gerçekten.

Filmin bir yerinde ''Para bir araç değil bizim efendimiz.'' diyor bankanın ana hissedarlarından biri.

Ve insan seçimlerini sorguluyor hayatta. Kim olmayı seçtiğimiz üzerine değil mi her birimizin hayat hikayesi ?

Tam zamanı bu filmin.

Ekonominin nasıl da toplumları ele geçirmek,  insanları köleleştirmek üzerine kurgulandığı anlatılıyor filmde.

Belki de bugünümüzü daha iyi anlamamıza yardımcı olur bu film.

İyi seyirler şimdiden...




Le Capital, para dünyasının en gözden çıkarılabilir hizmetkârlarından biriyken onun tartışmasız efendisi haline gelen Marc Tourneuil´ün önlenemez yükselişini konu alıyor. Avrupa´nın en büyük bankası Phenix Bank´ın yeni yönetim kurulu başkanı olunca, Tourneuil kurul üyelerine bir açıklama yapar: "Yeni Robin Hood benim! Yoksullardan çalıp zenginlere vermeye devam edeceğiz!" Gavras´ın deyişiyle, "Sermayenin kölesiyiz. Peki bizi kim özgür kılacak?"







xxxx

GÜNÜN SÖZÜ / WORD OF THE DAY

'' Eğitim her şeydir. Şeftali bir zamanlahr acı bir bademdi; karnabahar, üniversite eğitimi almış, bir lahanadan başka bir şey değildir. ''



''Education is everthing. Peach was once a bitter almond: cauliflower is nothing than a cabbage with univercity education''

Mark Twain





xxxx

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev



''Zavallı sefil insanlar,akılsız halklar,başlarına gelen kötülüklere karşı inatla duyarsız kalan, karşılarına çıkan iyilikleri göremeyecek kadar kör uluslar! Alın terinizin ürünü en değerli zenginliklerinizin göz göre göre elinizden alınmasına, tarlalarınızın yağmalanmasına, evlerinizden ata mirası değerli eşyaların soyulup çalınmasına seyirci kalırsınız! Artık hiçbir şey sizin malınız değilmiş gibi yaşarsınız. Mallarınızın, ailelerinizin, hayatlarınızın sadece yarısı size bırakılmış olmasından dolayı sanki büyük bir mutluluk duyuyor gibisiniz. Uğradığınız bütün bu zararların, bu felaketlerin, bu yıkımın sorumlusu yabancı düşmanlarınız değil, tam tersine tek bir düşman, kendi ellerinizle yarattığınız , uğruna cesaretle savaşa gittiğiniz, şanı için ölümü bile göze aldığınız kişi. Sorumlu o! Bu efendinin de sizin gibi iki gözü, iki eli, bir vücudu var sıradan bir hemşerimizden başka bir şeyi yok. Ancak sizden fazl abir şeyi var ki onu da ona siz sizi ezsin diye verdiniz. Eğer siz vermediyseniz sizi gözetlediği bunca gözü nereden buldu? Siz vermeseydiniz size vurduğu bunca eli nereden buldu? Kentlerinizin sokaklarını çiğnediği ayaklar sizin değilse kimin? Siz izin vermeseydiniz, üzerinizde iktidar sahibi olabilir miydi? Sizinle anlaşmamış olsa size nasıl saldırabilirdi? Sizi soyan bu hırsıza yataklık etmeseniz, sizi öldüren bu katilin işbirlikçisi olmasaydınız ve kendinize ihanet etmeseydiniz.''

Etienne de la Boetie  (1530-1563)
Modern siyaset biliminin temellerini atan Fransız yazar, düşünür, yargıç ve siyasetçi. Montaigne'in en yakın dostu olarak bilinir.













xxx

21 Nisan 2019 Pazar

Nasıl Yapmalı?

Bu bir kitap adıdır. Üniversite yıllarında okumuştum.

Yazarı Nikolay Gavriloviç Çernişevski(*)



Şimdi nereden çıktı bu dediğinizi duyuyorum.

Geçenlerde  bir siyasinin ,  günde üç öğün simit ve çay hesabı ile bir asgari ücretli ailenin aylık toplam 900 küsür TL mutfak masrafı olacağını ve asgari ücretten 1200 küsür TL 'nin daha çalışanın elinde kalacağına  dair yaptığı hesabı duyunca aklıma geldi bu kitap.

Ha bir de musakka antrikot gündemimiz oldu malum geçen hafta.

Saraylar köşkler altından mobilyalar kilosu şu kadar özel meyveler çaylar da eklenince bu hikayeye, gerisini siz düşünün artık.

Kitapta ailesi zengin devrimci bir burjuva genç vardı. Rusya elbette konunun geçtiği ülke. Halkı fakirlikten (iklimsel olarak da ) portakal yiyemediği için parası olduğu halde portakal alıp yemiyordu bu genç. Halkının ulaşamadığı bir şeyi alıp tüketmeyi erdemsizlik ahlaksızlık olarak görüyordu. Çok etkilendiğimi hatırlıyorum bu duruştan taa o zamanlar.

İşte bunu hatırladım.

Hani biz Türk ve müslüman olarak kendimizi dünyadaki en erdemli en ahlaklı en doğru insanlar olarak görüyoruz ya.

İnsan olmanın din dil ırk ile hiç ilgisi yok oysa ki.

Çernişevski özetle kitabında toplumun dönüşebilmesi ve ileriye gidebilmesi için, yeni insanların tarih sahnesine çıkmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.  Yani düşüncesiyle, kültürüyle, yaşama biçimi ile yeni insanlara. İşte ''Nasıl Yapmalı?'' yeni insanların romanıdır.

Halen günümüze ışık  tutan bir kitap bana göre.

Meraklısına duyurulur.

İyilikler güzellikle üzerimize olsun...

Sevgiyle,






(*) Nikolay Gavriloviç Çernişevski (12 Temmuz 1828 - 17 Ekim 1889) Rus devrimci demokrat, materyalist filozof, eleştirmen ve sosyalist. Bazıları tarafından bir ütopyacı (ütopist) sosyalist olarak değerlendirilmiştir. 1860'larda devrimci demokratik hareketin önderi konumundaydı. Lenin, Emma Goldman gibi önemli isimleri etkilemiştir.Yoksul bir papazın oğlu olarak Saratov'da 1828'de doğdu. 1846'ya kadar burada kaldı. 1850'de St. Petersburg Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra, Saratov'da bir lisede (jimnazyum) öğretmenlik yapmıştır. 1853'ten 1862'ye kadar St. Petersburg'da yaşamış, Sovremennik'te (Çağdaş) baş editör olmuştur. 1862'de tutuklanmış ve hapsedilmiştir. Hapiste olduğu sırada Nasıl Yapmalı? isimli ünlü romanını yazmıştır. Daha sonra birçok Rus devrimcisine ilham kaynağı olacak roman, barındırdığı düşünceler açısından Owen, Fourier ve Godwin gibi isimlerin etkilerini taşır denilebilir.1862 yılında 'sivil idam' (alay(cı) idam) hükmü verilmiştir, ardından cezai kölelik ve daha sonra Sibirya'ya sürgün. 17 Ekim 1889'da, 61 yaşındayken ölmüştür.













xxx

GÜNÜN SÖZÜ / WORD OF THE DAY

''Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker. ''




''Leave the empty prayer, the one seeks the tree,  plants the seed.''

Mevlana Celaleddin Rumi












xxx

Kadınlar Ne İster ?

Bu sene İstanbul Film Festivali'ne son gün yetiştim.

Saat 11 'de Kadıköy Rexx Sineması'nda Arjantin Yapımı Nefes isimli filmi izlemek üzere salona girdiğimde, her koltukta ''Selpak'' mendil gördüm. Kağıt mendil değil ifade etmek istediğim. Selpak marka kağıt mendiller vardı koltuklarda.

Eyvah çok gözyaşı dökeceğiz filmde galiba diye bir düşünce geçti zihnimden.

Az sonra Selpak'ın Tema Sponsorlarından biri olduğunu anladım. Ve kendime çok güldüm.

Çiçek İstemez tema sponsoru Selpak 'ın iyi seyirler dileği ile aşağıdaki mesaj paylaşılmıştı koltuklara bırakılan el afişleri ile.



''Dağların doruklarına tırmanmak,
denizin en diplerine dalmak ister.
Rekorlar kırmak, madalyalara koşmak ister.
Çizmek ister, tasarlamak ister.
Kalıpların dışına çıkıp ödüller almak ister.
Yazmak ister, tarihte yeni sayfalar açmak ister.
Gitmek, görmek, keşfetmek ister.
Bilmek ister,bulmak ister.
Dünyayı değiştirecek buluşlar yapmak ister.
Başardıklarıyla filmlere konu olmak ister.
Kadınlar ön yargıları silmek ister.''

Evet, kadınlar kendi olmak ve kendini gerçekleştirmek ister.

Ancak o zaman ruhu huzur içinde adımlar atabilir yeryüzünde.

İyi bir hatırlatma oldu bu bana da.

Tam üç film izledim o gün ve seneye daha çok organize olma sözü verdim kendime.

Uzun zamandır özlediğimiz bir ortamı soludum o gün gerçekten.

Size de öneririm!

Sevgiyle hoş kalın,










xxx

9 Nisan 2019 Salı

Yılın Başkanı

Belki bilirsiniz. 2006 yapımı Barry Levinson'un yazdığı ve yönettiği komedi bir filmin adı bu.

Orijinal adı ''Man of the Year'' . Fakat Türkçe'ye ''Yılın Başkanı'' olarak çevrilmiş.

Baş rolde Robin Williams var.

Bir komedyenin şaka olsun diyerek başkanlık seçimine adaylığını koyması ve algoritmalardaki bir yanlış nedeni ile başkan seçilmesi ile ilgili özetle film.

Nedendir bilmem bugün hep aklıma geldi bu film.

Tekrardan izlemek istedim ve de sizlerle paylaşmak. Blogda daha önce de paylaşmış olabilirim bu arada.

Yeri gelecek gülmekten koltuktan düşeceksiniz yeri gelecek gözleriniz dolacak bu filmde.

Ve çok çok düşündürecek film sizi...

İyi seyirler!









xxxx

6 Nisan 2019 Cumartesi

Şubadap Çocuk Kimdir?

Bugün böyle bir yazı ile karşınızdayım.

İşte dedim işte.

Hani hep şikayet mazaret ve umutsuzluk sarmalında oradan oraya savruluyoruz ya yıllardır.

İşte aradığımız umut sıcaklık içtenlik neşe nefes burada dedim.

Hep karanlıkların aydınlığa çıkması için sanatçıların bilim insanlarının sivil halkın evet evet bizlerin sahaya inmesi bir şeyler yapması gerek beklemek yerine diye konuşuruz ya.

İşte ''Şubadap Çocuk'' ile sizleri tanıştırmak istiyorum bugün.

https://www.subadapcocuk.org

Bir grup müzisyen çıkmışlar yola tohum ekiyorlar...

Şubadap çocuk da soru soran sorgulayan çocuk demekmiş :) Konserlerin birinde anlatıyorlar çocuklara anlamını bu şekilde müzisyenler.




Nasıl bir çoşku enerji var ? Lütfen abone olun sizde dinleyin dinletin yayın bu güzel grubu ülkenin her yerine...

Müthiş enerji motivasyon ve ilham veriyorlar.

Şarkılarla türkülerle danslarla tiyatrolarla oyunlarla yeni bir hikaye yazıyoruz seksen iki milyon...

Ben den söylemesi!

Bu şarkıyı da pek sevdim...



Apartmanınızda sitenizde mahallenizde çocuklar için neler yapabilirsiniz?  Apartman site yöneticiniz veya muhtarınızla iletişime geçip yola çıkabilirsiniz.

Artık birşeylerin kendiliğinden değişmesini birilerinin gelip bizi kurtarmasını beklemek bitti.

Şimdi karınca kararınca sahaya çıkıp torbaya tuz katma zamanıdır.

Spor yabancı dil el işleri zanaat her ne beceriniz var ise ister profesyonel ister hobisel inanın mutlaka yapabileceğiniz bir şey vardır.

Umut yeşerdi bu bahar memleketimin dağlarında!

Hadi siz de bir el verin!

Sevgiyle,











xxxx