Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Demokrasi Nedir Ne Değildir

Resim
Ah bizim şu demokrasi aşkımız! Ne çektik biz bu demokrasi aşkımızdan. Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Cüneyt Özdemir ' in iki saatlik röportajını dinledikten sonra bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Üç bölümde yazdım bu yazıyı. Birinci bölümde demokrasi sözcüğünün bizim üzerimizdeki hipnotik etkisini anlatmaya çalıştım. İkinci bölüm de Ali babacan ve diğer tüm partilerden yurttaş olarak beklentimi paylaşıyorum. Ve de toplum olarak  ortak bir demokrasi anlayışı yaratabilmemizin son derece önemli olduğuna inandığımdan, bir kaç bilgi paylaşacağım   ve bazı sorular sorup sizleri düşündürmeye çalışacağım üçüncü bölümde. Demokrasi Sözcüğünün Hipnotik etkisi Katıldığım bir bireysel gelişim atölyesindeki bir çalışma aklıma geldi. Her insanın bir anahtar sözcüğü olduğu o sözcük söylendiğinde yelkenleri suya indirip bizden ne isteniliyorsa kayıtsız şartsız karşı tarafa istenileni verdiğimiz teslim olduğumuzu oyun ile deneyimlediğimiz bir atöly...

Sadece Yaşamak Ciddi Bir İştir

Resim
Ağaçları ve küçük çocukları neden çok sevdiğimi ve daha doğrusu onların yanında neden kendimi iyi hissettiğimi  daha iyi kavradım şu sıralar. Ağaçlar da küçük çocuklar da sadece var oluyor. Anda yaşıyor. Ve tamamen açık varlıkları. Dün yok , gelecek yok. Neşe içinde anda akıyor varlıkları çoşku ile. Kabuklar maskeler yok. Oldukları gibiler. Ve bu gerçek güvenin anahtarı. Sadece  o anın getirdiğini içtenlikle kabul ederek yaşıyorlar. Çocukken bir kitapta  ağaç gibi  olmanın  nasıl bir his olabileceğine dair bir bölüm okumuştum. Beni çok etkilemişti. Ağaçlar sadece nefes alıyor ve izliyor. Yaşıyor, var oluyor!  Sel gelip onu alıp götürse dahi derin bir kabul ile bırakıyor bedenini sele...Tam bir teslimiyet ile varlığını bırakıyor olmakta olana. Direnmiyor tepki vermiyor kaçmıyor...Sanırım akışa yaşama teslim olma kavramını en iyi anlatan bir benzetmeydi bu. Ağaç gibi var olabilmek  yaşamın içinde! Yaşama akışa teslim olmak...Ve bırakabil...

Babalar ve Kızları

Resim
Yaklaşık bir sene önce idi sanırım. Bir aile dostumuzu ziyarete gitmiştim ofisine. Yirmili yaşların ortalarında genç bir kadın olan kızı ile ilgili endişelerini paylaşmıştı. Çok iyi eğitim almış, yabancı dil bilen, babasının işini devir almak üzere donanımlarını tamamlamış genç bir kadın. Gel gör ki lise mezunu işsiz ve kendisinden sürekli para isteyen bir adama ''aşık'' olmuştu. Kredi kartlarını ödüyordu adamın. Hatta borcunu ödemek için babasının ona hediye ettiği lüks arabasını bile satacaktı. O adamla evlenip her şeyi bırakıp Ege 'de küçük bir yere yerleşmeyi düşünüyordu genç kadın. Baba çok dertli idi. Ve bana dönüp ''Çok kadının canını yaktım eşimi de üzdüm onun bedeli mi bu acaba ?'' diye soru vermişti. Ne diyeceğimi bilemedim o an, sadece dinledim. Fakat sonra kızı ile zıtlaşmanın tam tersi etki yapabileceğini sadece üç yıl beklemesini salık vermesini önerdim. Üç yıl sonunda hala fikri değişmemiş ise kararına saygı duyup ...

GÜNÜN ŞARKISI / SONG OF THE DAY

Resim
XXX

Bayram Hediyem

Resim
Yeni İnsan Yayınevi aşağıdaki kitabı ücretsiz erişime açmış. Ben de sizlerle bayram hediyesi olarak bu haberi paylaşmak ve size bu kitabı armağan etmek istedim. Yıllar önce bir araştırma okumuştum. Gençlere artık finans işletme gibi bölümler yerine tarım ziraat eğitimi almaları salık veriliyordu. Gençlere ve her daim genç olanlara sevgilerimle. İyilikler güzellikler üzerimize olsun. Nice sağlıklı huzurlu bayramlar dileğimle... Kitap ile ilgili yayın evinin duyurusu aşağıdadır. ''1980’lerden bu yana, çiftçi nüfusunu %1’in altına düşüren, tarımı köylülerin elinden alıp şirketlerin insafına ve kâr hırsına bırakan ABD’nin bu modeli, Türkiye’de iktidara gelen bütün siyasi partilerce desteklenen ve uygulanmaya çalışılan politikalar oldu. Şimdi işler ters gitmeye başladı. Çünkü gıda güvenliği zaten çoktan yitirildi, gıda krizi ise kapıda. Bundan sonra ne olacak? Richard Heinberg ve Michael Bomford’un organik tarım, permakültür gibi yepyeni tarımsal uygulamaları d...

GÜNÜN ŞARKISI / SONG OF THE DAY

Resim
xxxx

Büyüklere Denizkızı Masalları

Resim
12 Su Damlasının orijinal öykülerini yaklaşık 25 sene  önce dinlediğim bir meditasyon kasetinde duymuştum. Bu  öyküleri     aşağıdaki  gibi bir  öykü şeklinde yeniden  kurguladım ve Büyüklere Denizkızı Masalları isimli öykü kitabımda yayınladım. Ve işte o  öyküm... Bir varmış bir yokmuş gibi başlamayacağız bu sefer. Hep var olan bir yer ve zamanda geçiyor öykümüz. Küçük bir çocuk hayal edin , deniz kenarına oturmuş ağlıyormuş. Kendini çok yalnız hissediyor ve hiç sevilmediğini    düşünüyormuş. Kocaman dünyada mini minnacık    , değersiz görüyormuş kendini ve korkuyormuş. Gözyaşlarından bir damla denize düşmüş.    Biraz sonra bir ses duymuş.. ‘Merhaba küçük çocuk ‘’ . Etrafına bakmış çocuk ve hiç kimseyi görememiş.    Sesi tekrar duymuş. ‘’Merhaba ben buradayım .’’ O sırada denize bakmış    çocuk ve kendisi ile konuşanın mavi renkli bir denizkızı    olduğun...