Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ebru Güneş'in Gözyaşlarının Düşündürdükleri

Resim
Ebru Gündeş'in gözyaşları ile ıslanmış haberler sosyal medyaya düştüğünden beri düşünüyorum. "Searching"  modu anlayacağınız... Anlamlandırmaya çalışıyordu sistemim yaşanılanları... Rishi (Aziz) Valmiki'nin yaşam hikayesini çağrıştırdı Ebru Gündeş ve eşinin hikayesi bana. Valmiki 'ye Adi Kavi (Ezeli Ozan) ismi verilir Hindistan'da. Çünki dünyaya mal olmuş epik Ramayana 'yı kaleme alan ozandır o. Erdemli adil kral Rama ile şeytani yalan dolanın  kralı Ravana arasındaki savaşı anlatır Ramayana. Doğru yaşam kuralları, doğanın ve tüm canlıların birliği uyumu, erdem, adalet ve benzeri mesajlar içerir bu epik destan. İnsanlığa büyük bir armandır gerçekten Ramayana  Destanı!                                                  ...

İçimizdeki Hırsız ile Yüzleşme

Resim
Malum gündem üzerine bir kaç satır bir şeyler yazmak istedim... Sahi ne çok  zaman oldu sizlerle buluşmayalı! Tepki verdiğimiz reaksiyon duyduğumuz yargıladığımız  öfkelendiğimiz zaman , bu duyguları bize yaşatan durumun olgunun içimizdeki parçasını güçlendirdiğimize inanıyorum.                                                              Bu nedenle olmakta olanı sadece ve sadece izleyebilmek çok önemli şu sıralar. Evet hepimizin içindeki hırsızın kolektif dışa vurumunu izliyoruz şu sıralar. Nasıl yani diyeceksiniz? Evet içimizdeki hırsızdan bahsediyorum. Hiç birinin zamanını çalmadınız mı bugüne kadar, ya da korsan kitap ya da  CD almadınız mı ? Şirket telefonlarını özel amaçlı kullanmadınız mı hiç? Ya özel amaçlı fotokopi çekimleri, şirket araçlarının  kullanımları...Hatta ilk iş yaşamıma başla...

The Earth

Resim

Ida Mountain is Screaming!

Resim
This sentence is the symbol of Çanakkale Enviroment Platform's fight! I admit that I was not aware of the heavy situation and urgent action requirment before I moved here. I had chance to go trough some academic reports and I share my notes with you. Ida Mountain Biga Peninsula and Ida Mountain were declared as "Important Nature&Plant Area" by many international platforms. 37 out of 82  unique plant in the world live in this area. The area is under "genetic protection". Although modern medical science 80 % of the world population still receive medical treatment via medicine made of herbs&plants  because of that  the area is called "drug store of the world." The area is secondary way for birds which emigrates. The most facinating info for me is that the area including Ida Mountain is the second richest oxgen source in the world after Alps.The area produce 375.400 T / year oxgen and absorbs carbon  dioxide  51...

Kazdağı Çığlık Atıyor!

Resim
Bu slogan mücadelelerinin sembolü olarak Çanakkale Çevre Platformu’na ait… İtiraf ediyorum sorunun bu kadar vahim olduğunun ve de ivedilikle çözüm yaratılması gerektiğinin farkında değildim daha önce. Akademisyenlerin raporları ile yerel sivil çevre örgütlerinin çalışmalarını inceleme fırsatım oldu. Notlarımı sizlerle paylaşıyorum. Kaz Dagı Biga Yarımadası ve Kazdağı Yöresi, uluslararası platformlar tarafından “Önemli Bitki Alanı ve Önemli Doğa Alanı “ olarak ilan edilmiş bir bölgedir. Dünyada nadir 82 bitki türünün 37 tanesi bu bölgede yaşamaktadır ve de bölge “gen koruması “ altındadır. Modern tıbbın ve sentetik ilaçların bu denli gelişmesine rağmen, bugün dünya nüfusunun %80'inin bitkisel ilaçlarla tedavi olması bitkilerin dünyanın önemli ilaç kaynakları olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda Kazdağı ve yöresi tüm dünya için önemli bir “ilaç deposu” dur. Bölge göç eden kuşların ikincil göç yoludur. Beni en çok çarpan verilerden biri de Kazdağı ve bölgenin...

İlk Seramik Sergim

Resim
Sergi fikri henüz çamur ile ilk tanıştığım 2011 baharında aklıma düşmüştü. 2013'de ilk kişisel sergimi yaparım belki demiştim! Öyle çok iddialı olduğumdan değil sadece hedef koymayı ve o hedefe yürümeyi sevenlerdenim...Kendimi böyle motive edebiliyorum belki de? Hani bazı anlar vardır ya... Saf bir arzu yola çıkar, doğru zaman ve yerde gerçekleşmek üzere... İşte Mayıs 2013^de bu arzum gerçekleşti. Amatör ruhla hazırlanan eserlerimi paylaşmak istedim dostlarla bu sergi ile. Ve de İstanbul'dan ayrılmadan önce biraraya gelme fırsatı olacağını düşündüm bu serginin. Çalışmalarımı yaptığım Fenerbahçe Stadı arkasındaki Atölye Macha'da yaptık sergiyi de. "Çamur  ile Çivinin  Dansı" oldu serginin adı ! Zıtlıkların birliğine ve dansına öykündüm bu metafor ile. Sergideki eserlerin yarısı 2012 Eylül ile Mayıs 2013 arası çalışmalardan oluşuyor. Cumartesi günleri oğulcuklar kursta iken ben koşa koşa atölyeye gidiyordum. Ve atölyede 5 ila 10 yaşarası çocu...

Budha' nın Kuşu

Resim
Uzun yıllar önce bir Hint çizgi romanda okumuştum aşağıdaki hikayeyi. Budha, o zamanki adı ile Sidharta genç bir prenstir ve arkadaşı ile ormanda oyun oynamaktadır.                               Arkadaşı çeker oku ile bir kuşu vuruverir. Sidharta bunun yanlış olduğunu söyler ve hemen kuşu alıp iyileştirmeye çalışır. Kısa bir süre sonra kuş iyileşir ve arkadaşı gelip kuşu ondan ister. "Kuşu ben buldum, yakaladım. O benimdir." der. Sidharta buna itiraz eder ve "Krala danışalım hakemliği için." derler. Arkadaşı olayı ve argümanını anlatır krala. Kral Sidharta'ya döner ve onun görüşünü sorar. Sidharta'nın açıklaması çok çarpıcıdır! "Arkadaşımın anlattıkları doğrudur ancak bir canlı, onu öldürmeye mi çalışana aittir yoksa onun yaşamını kurtaran yaşatan kişiye mi aittir?" Elbetteki kuş Sidartha'nın olur. Şimdi geleceğim nokta o ki , doğanın parçası olan tüm toprak , ağaç, su, deniz, hayvanlar öz...

Geçmişin Gölgelerinden Özgürleşmek

Resim
Çok ama çok ince bir çizgide yürünmeye başlandığını hissediyorum. Zemin kaybedilebilir. Destek yitirilebilir. Baskıcı sistemin de istediği bu zaten. Bu yazıyı lütfen tüm sıfatlarınızı alt kimliklerinizi bir kenara koyarak okuyun. Sadece vicdan sahibi bir insan olarak! Yaklaşık 4-5 gündür sosyal medyada gördüğüm bazı yazışmalar gerçekten beni kaygılandırdı. Bir insanın acılarından yani geçmişinden özgürleşebilmesi ile bir toplumun geçmişinden özgürleşmesinde benzerlikler buluyorum. Geçmişimizden özgürleşebilirsek ancak yeni bir sayfa açabiliriz . Bu hem bireysel yaşamımız hem de toplumsal yaşamımız için geçerli bana göre. Bu bağlamda geçmişi konuşmak tartışmak acıları duyguları ifade etmek iyileşmek ve geçmişten özgürleşmek için kesinlikle gerekli. Ancak bir noktadan sonra yaşanmışlıkların tekrar tekrar ifadesi , tıpkı bireysel yaşamda olduğu gibi acıya yeniden tutunmak anlamına geliyor. Acının transından bir türlü çıkamamayı  anlatıyor. Geçmişin gölgelerinde ...

Shamanic Workout Now!

Resim
As we all know the nature is under attack by the wild capitalist companies in all over the world. Just like Avatar film! All the elements, parts and pieces of the nature have to be awakened and invited for the freedom fight on the earth!                                  You can give a hug to giant trees or all the trees in your territory and say " I love you Thank you for your being and please forgive us"... Similarly you can tell these words to the water in shape of sea, ocean,river, lake...Please see Dr Emoto's studies about water! And surely mountains have to be awakened in this way! The ancient knowledge will be awakened in them! This is a shamanic workout and all we can take part in it! It is time to choose whether we are protector or destroyer... The earth will response to us according to our choice... It is an urgent call! With love

Şamanik Çalışma Hemen Şimdi!

Resim
Ayşe Hür'ün Radikal Gazetesi'ndeki "Tarihin nakşedildiği anıt ağaçlar" isimli yazısıını aşağıda aynen paylaşıyorum. Anıt Ağaçlarımızı tespit ederek bir ANIT AĞAÇ HARİTASI yapılmasını  ve direnişçi gençlerimizle paylaşılmasını öneriyorum. Eğer varsa böyle bir çalışma ilgililerin bunu Taksim Dayanışması ile paylaşmasını rica ediyorum. Bu ağaçların başında nöbet tutarak onları korumaya almamız gerektiğini düşünüyorum. Kızılderili 'ler ağaçların tarihi geçmişi bilgiyi kayıt altına aldığına inanırlar. Tarih ve kültür ağaçlarda saklıdır. Ağacın bilgisini yani geçmişimizi kimliğimizi emperyalistlere vermeyelim! Avatar filmi canlı olarak bu topraklarda beden buluıyor sanki... Doğanın yeryüzünün tüm güçlerini elementlerini öğelerini uyandırmalı yardıma çağırmalıyız... Anıt ağaçlar başta olmak üzere ağaçlara sarılıp "Seni seviyorum, teşekkür ederim, lütfen bizi affet" diyelim. Aynı söylemi deniz, göl , ırmak gibi tüm su bulunan yerlerde "su...

Gezi Depremi Sonrası

Resim
Üniversiteden bir arkadaşım ile konuştuk geçen gün. Ateisttir kendisi ve de iş yaşamında 25 senedir dini bütün biri ile başarılı bir  ortaklığı vardır. Başarısının sırrını her iki tarafın birbirini olduğu gibi kabul etmesi ve saygı duymasına , karışmamasına bağlamıştır hep.                                         Geçenlerde ortağı gelip ona " Körü körüne sorgulamadan ne çok şeye inanmışım yıllarca. Bakış açılarım değişiyor." demiş. Aklıma  Anti Kapitalist Müslümanların sözcüsü İhsan Eliaçık'ın bir beyanı geldi. Elinde bıçakla insan boğazlayan müslümanlar ile minik kedilerin olaylar sırasında zarar görmesine ağlayan insanları görünce içinde "depremler" olduğunu iletiyordu. Evet ! Gerçekten de hepimizin  içinde depremler oluyor. Eski paradigmalar yerle bir oluyor. "Gezi Depremi" hepimizi sarstı ve sağcı solcu ateist dindar komunist çevreci heteros...

Halk Forumları Üzerine

Resim
Nerede Yapılmalı? Bulunduğum şehirde iskele meydanında yapılıyor forum. Forumun parka alınması doğrultusunda da bir görüş var ki kesinlikle katılıyorum! Radikal Gazetesi Ayşe Hür 'ün "Tarihin nakşedildiği Anıt Ağaçlar" isimli yazısı son derece önemli bence. Mutlaka hepimizin okuması ve paylaşması gerektiğini düşünüyorum. Önemli toplumsal olayların parklarda ya da anıt agaçların yakınında gerçekleştiğini anlıyoruz. Kızılderililerin atasözü aklıma geliyor. "Ağaçlar kanun yapıcıdır." Ne olursa olsun parklarda toplanılmalı diye düşünüyorum. Forumlara ilk günden beri katılanların organize olarak ilin ilçelerin kasabaların köylerin anlayacağınız tüm ülkenin tüm parklarına belirli bir zaman periyodu içinde zincirleme olarak yayılmasını ve aralarında iletişimin kurulmasını öneriyorum. Komşunu da Al Gel! Önümüz yaz evler sıcak! Herkes forumlara giderken bir kaç komşunu davet edebilir. Bu şekilde aynı vicdana ve hayale sahip insanlarla tanışık ola...

Yardımlaşma Sandığı Nasıl Kurulabilir?

Resim
Eski zamanlarda mahallelerde halkın maddi olarak birbirine destek olduğu Sadaka Taşları varmış. Elinde olan oraya destek olur ihtiyacı olan ihtiyacı kadarını alırmış. Para olan taştan günlerce para alınmadığını gözlemleyen Fransız gezginlerden bile bahsediliyor. Sadaka ismi pek benim içime iyi gelmiyor! Başka bir isimle ve mekanizma ile bir "yardımlaşma sandığı" oluşturulabilir muhtarlık veya belediye kanalı ile belkide. İçsel erdem, etik ve vicdanımızla bu konuya bakabilmeliyiz diye düşünüyorum. Artık içsel zenginliklerimizle tatmin olmanın zamanı gelmiştir belkide? Bir kaç yüz TL 'lik ayakkabı alabiliriz elbette ya da yemeğe gidebiliriz bir gece. Ancak bu paranın bir insanın hayatına nasıl dokunabileceğini de hesaplayabilmeliyiz artık diye düşünüyorum. Bir resim kursu, bir sezonluk yüzme dersi, bir müzik aleti , bir eğitim seti hediyesi yaşamları değiştirebilir  sanki. Tanrılar Okulu kitabında çok sevdiğim bir bölüm var yine Dreamer'ın  ağzından....

Halkın Çarşısını Kurmaya Var mısınız?

Resim
Bir haftadır suskunum...Derin bir sessizlik vardı içimde. Yavaş yavaş çıkıyorum bu durumdan! İzledim gözlemledim dinledim okudum...Karınca kararınca! Bazı ortak noktaları söylemleri istekleri bir araya getirmeye çalıştım sanki bir yap bozu birleştirmeye çalışırcasına. Belki mesleki bir yaklaşım bu...İlla yol haritası çıkartmaya çalışmak. İşte bazı notlar ve öneriler... Uzun yıllardır iktidar ve destekçileri çok ciddi saha çalışması içindeler malumumuz.Bu toplum yapısında son derece başarı ile uygulandığını söyliyebiliriz bu saha çalışmalarının. Gerçekten incelenmeli ve alternatif modelleme yapılmalı diye düşünüyorum. Bunun önemli bir parçası da biliyoruz ki maddi desteğe ihtiyaç duyan halka bir şekilde destek olunmakta ve taraftar kazanılmakta. Doğru yanlış, vicdan  , onur vskısmına girmeyeceğim! Gerçeği tespit edip buna alternatif ne sunabiliriz buna çözüm bulmaya çalışmalıyız sanki. Şimdi önemli adımlardan birinin halkın maddi olarak desteklenmesi olduğunu düşünüyor...

Alternatif Bir Muhalefet Mümkün mü?

Resim
Mümkün...Hem de hiç olmadığı kadar! Sizlerle Can Dündar'ın 9 Mayıs 2013 tarihli Milliyet yazsını paylaşıyorum. Yazısının başılığı "Başka bir muhalefet mümkün mü?" "Yılbaşında Torino ’daydım.  Herkesin dilinde “Beppe“ vardı. Beppe Grillo, Cenovalı bir komedyen... 64 yaşında, sivri dilli bir hiciv ustası... 4 yıl önce, bütün düzene meydan okuyan, cesur bir söylemle siyasete soyundu. Arkasında 60’ına varmamış bir işadamı vardı: Casaleggio... Muhalif fikirleriyle tanınan bu “bilişim gurusu“, medyanın görmezden geldiği Grillo’ya internette örgütlenmeyi önerdi. Kurdukları blog , kısa zamanda dünyanın en çok ziyaret edilen adreslerinden biri haline geldi. İtalyan siyaseti, Berlusconi hükümetleri ve kifayetsiz muhalefet partileriyle çıkmaza girmişti. “5 Yıldızlı Hareket“ adını alan yeni parti , “sağ” ve “sol“ kavramlarını bir kenara koyarak doğrudan sisteme savaş açtı. Parti hiyerarşisine karşı olduklarından kendilerine “parti“ demiyorlardı. Hareketin li...